Birinci Merhem: Bu gibi vesvese, Mutezile mezhebindekilerde olabilir. Çünkü onlar şöyle der: “İlahî emir ve yasaklara mevzu olan fiiller ve şeyler, ahiret itibarı ile ya kendi zâtında güzel ya da kendi zâtında çirkindir. Yani ya bizzat güzel olduğu için emredilmiş ya da bizzat çirkin olduğundan yasaklanmıştır. Demek, eşyada ahiret ve hakikat noktasından güzellik ve çirkinlik zâtidir (kendindendir), ilahî emir ve yasaklar ona tâbidir.” Bu mezhebe göre, işlediği her amelde insana şöyle bir vesvese gelir: “Acaba amelim, hakikatteki zâti güzelliğine uygun oldu mu?”
Hak mezhep olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat ise der ki: “Bir şey, Cenâb-ı Hak emrettiği için güzel; O yasakladığı için çirkin olur.” Demek, güzellik emirle, çirkinlik ise yasakla bir hakikat olarak ortaya çıkar. Güzellik ve çirkinlik, amelden sorumlu kulun bilmesine bakar ve ona göre yerleşir. Bunlar, görünüşte ve o amelin dünyaya bakan yüzünde değil, ahirete bakan yüzündedir. Mesela, namaz kıldın veya abdest aldın ama sen hiç farkında olmadan, aslında namazını veya abdestini bozacak bir sebep varmış. Şu halde senin namazın ve abdestin hem sahih hem güzeldir. Mutezile mezhebindekiler ise der ki: “O ibadet hakikatte fena ve kusurludur fakat kabul edilir. Çünkü bilmiyordun, özrün var.” Öyleyse Ehl-i Sünnet mezhebince, görünüşte dinin kaidelerine uygun şekilde işlediğin amelin hakkında, “Acaba sahih oldu mu?” deyip vesvese yapma! Fakat “Kabul olmuş mudur?” de, gururlanma, ameline güvenme!
İkinci Merhem: Dinde zorluk yoktur,لَا حَرَجَ فِي الدِّينِ . Madem dört mezhep haktır ve madem istiğfarı gerektiren “kusurlarını idrak etmek” -böyle vesveseli kimse için- gurura sebep olan “amelini güzel görme”ye tercih edilir. Yani vesveseli insanın, amelini güzel görüp gurura girmektense onu kusurlu sayıp istiğfar etmesi makbuldür. O halde, vesveseyi at! Şeytana de ki: “Şu hal bir zorluktur. Hakikatini bilmek güçtür, dindeki kolaylığa zıttır. ,لَا حَرَجَ فِي الدِّينِلَدِّينُ يُسْرٌ esasına
Dipnotlar
- “Dinde zorluk yoktur.” Bu ifade, “Allah yolunda gereği gibi cihad edin. Sizi insanlar içinde bu emanete ehil bulup seçen O’dur. Din konusunda, size hiçbir zorluk da yüklemedi...” (Hac sûresi, 22/78) ayeti ve “Din kolaylıktır.” (Buhârî, îmân 29; Nesâî, îmân 28) gibi hadis-i şeriflerden çıkarılan bir fıkıh kaidesidir.
- Dinde zorluk yoktur.
- Din kolaylıktır. (Buhârî, îmân 29; Nesâî, îmân 28; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 5/69)