On Yedinci Söz’ün İkinci Makamı12 Hِaşiye
Bırak biçare feryadı, belâdan gel, tevekkül kıl.
Zira feryat belâ içinde, hata içinde belâdır, bil.
Belâ vereni buldunsa, lütuf içinde, safâ içinde belâdır, bil.
Bırak feryadı, şükür kıl bülbüller gibi, daima keyfinden güler
hep gül mül.
Eğer bulmazsan, bütün dünya cefâ içinde, fenâ içinde hebâdır, bil. Cihan dolusu belâ başındayken, ne bağırırsın küçük bir
belâdan? Gel, tevekkül kıl.
Tevekkülle belânın yüzüne gül ki o da gülsün.
O güldükçe küçülür, eder tebeddül.
Bil, ey bencil! Bu dünyada saadet, terk-i dünyada.
Hakkı tanıyorsan, O kâfidir, bıraksan da bütün eşya lehinde.
Eğer bencil ve kibirliysen helâk sebebidir, ne yaparsan bütün
eşya aleyhinde.
Demek terki gerektir, her iki halde bu dünyanın.
Terki demek: Hüdâ mülkü, O’nun izni, O’nun namıyla bakmaktır.
Ticaret istiyorsan eğer, şu fâni ömrünü bâkiye çevirmektir.
Eğer nefsine talipsen çürüktür, hem temelsiz de.
Eğer âfâkı istersen, fenâ damgası üstünde.
Demek değmez ki alınsın, çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyleyse geç, iyi mallar dizilmiş arkasında.
Dipnotlar
- Değişmek.
- Ufuklar. Dış dünya. 15 Hِaşiye Eyvah diyerek kaçmıyorum. 16 Hِaşiye İsrafil’in ezanını haşir şafağında işitip “Allahu Ekber” diyerek kalkacağım. O büyük namazdan çekilmem, herkesin toplanacağı o en büyük meydandan çekinmem.