dürbünüyle görünen yüce ufukları, hac ibadetinin şeairiyle kalbde ve hayalde gittikçe genişleyen kulluk daireleri, büyüklük mertebeleri ve tecelli ufuklarının verdiği hararet, hayret, dehşet ve rubûbiyet karşısında duyulan heybet اَللّٰهُ أَكْبَرُ.. اَللّٰهُ أَكْبَرُ demekle sükûn bulabilir. Bizzat görülen veya tasavvur edilen o mertebeler “Allahü Ekber” diyerek ilan edilebilir. Şu yüce ve küllî mânâ, hacdan sonra çeşitli derecelerde bayram namazında, yağmur namazında, husuf ve küsuf namazlarında ve cemaatle kılınan namazlarda bulunur. İşte, sünnet nevinden de olsa İslam şeairinin öneminin sırrı budur.
سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ
فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
رَبَّنَا لَا تُؤٰاخِذْنآ إِنْ نَسِينآ أَوْ أَخْطَأْنَا
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ
وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى رَسُولِكَ الْأَكْرَمِ مَظْهَرِ اسْمِكَ الْأَعْظَمِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَأَصْحَابِه۪ وَإِخْوَانِه۪ وَأَتْبَاعِه۪ اٰمِينَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Dipnotlar
- Görüldüğünde İslam’ı hatırlatan, bütün Müslümanları alâkadar eden İslam alâmetleri.
- Sadece büyüklükte değil hiçbir konuda eşi ve benzeri olmayan, başka bir şey Kendisiyle kıyas bile edilemeyecek yegâne büyük, Allah’tır.
- Husuf ve Küsuf: Ay ve güneş tutulmaları.
- Kudretinin hazinelerini bir ‘Ol!’ emriyle var eden Zât-ı Zülcelâl, her türlü kusurdan münezzehtir.
- “Sübhandır, münezzehtir o Zât ki, her şey üzerinde hâkimiyet, elindedir. Ve hepinizin de dönüşü O’na olacaktır.” (Yâsîn sûresi, 36/83)
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32)
- “Ey Rabbimiz! Unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme!” (Bakara sûresi, 2/286)
- “Ey Kerîm Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalblerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan Vehhab sensin Sen!” (Âl-i İmran sûresi, 3/8)
- İsm-i Âzam’ının mazharı olan Resûl-u Ekrem’ine, âl ve ashabına, kardeşlerine ve ona tâbi olanlara salât ve selam et. Kabul buyur ey merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz.