وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ إِلَيْهِ فِي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ
ayetleri, hadiste buyrulan, “Cenâb-ı Hak yetmiş bin perde arkasındadır.” gibi beyanlar ve Mirac gibi hakikatler ise bizim O’ndan sonsuz derecede uzaklığımızı ifade ediyor. Şu anlaşılması zor sırrı anlamayı kolaylaştıracak bir izah isterim.”
Cevap: Öyleyse dinle…
Öncelikle: Birinci Şua’nın sonunda şöyle demiştik: Nasıl ki güneş, kayıtlarla sınırlanamayan ışığı ve maddî olmayan aksi vasıtasıyla sana, ruhunun penceresi ve aynası hükmündeki gözbebeğinden daha yakın olduğu halde; sen, sınırlarla kuşatılmış ve maddede hapis olduğun için ondan gayet uzaksın. Onun yalnız bir kısım yansımalarıyla, gölgeleriyle temas edebilir ve bir nevi cilveleriyle, küçük tecellileriyle görüşebilirsin. Bazı sıfatları hükmündeki renklerine, bir kısım isimleri hükmündeki parıltılarına ve onlara mazhar olan şeylere yaklaşabilirsin. Eğer güneşin asıl mertebesine yaklaşmak ve doğrudan doğruya, bizzat onunla görüşmek istersen, o vakit pek çok kayıttan sıyrılman ve pek çok küllî mertebeden geçmen gerekir. Âdeta kayıtlardan mânen sıyrılarak dünya kadar büyüyüp, ruhunla hava gibi genişleyip ay kadar yükseldikten, güneşin karşısına geçtikten sonra onunla bizzat, perdesiz görüşebilir, ona bir derece yaklaştığını iddia edebilirsin. Aynen öyle de, o sonsuz kemâl ve haşmet sahibi Celîl, o benzersiz güzellik sahibi Cemîl, o Vâcibü'l-Vücûd, o her şeyin yaratıcısı Mevcûd, o Daimî Güneş, o Ezel ve Ebed Sultanı sana senden yakındır. Sen ise O’ndan sonsuz uzaksın.
Gücün yeterse temsildeki şu incelikleri hakikate uygula...
Dipnotlar
- “Ve sonuçta O’na döndürülürsünüz.” (Bakara sûresi, 2/245; Yûnus sûresi, 10/56; Hûd sûresi, 11/34; Kasas sûresi, 28/70, 88; Yâsîn sûresi, 36/22, 83, Fussilet sûresi, 41/21; Zuhruf sûresi, 43/85)
- “Melekler ve Rûh, O Allah’ın Arş’ına, miktarı elli bin sene olan bir günde yükselirler.” (Meâric sûresi, 70/4)
- Arada yetmiş bine yakın perde olduğuna dair Bkz. Ebû Ya’lâ, el-Müsned 13/520; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 6/278, 8/382. Ayrıca bu perdeler olmasa, Cenâb-ı Hakk’ın azametinden her şeyin mahvolacağına dair Bkz. Müslim, îmân 293; İbni Mâce, mukaddime 13.