İçeriğe geç

içinde görünüyordu. Birden Cenâb-ı Hakk’ın bir isminin cilvesi, büyük bir nur gibi görünüp o âlemi ışıklandırıyordu. Akla hangi perde açılmışsa hayale de başka fakat gaflet karanlığında bir âlem görünüyorken, güneş gibi bir ilahî isim tecelli ediyor, o âlemi baştan başa aydınlatıyordu... Bu kalbî seyir ve hayalî seyahat böyle çok devam etti.

Mesela, hayvanlar âlemini gördüğüm vakit, onların sonsuz ihtiyaçları ve şiddetli açlıklarıyla beraber zayıflık ve aczleri, o âlemi bana çok karanlık ve hazin gösterdi. Birden Rahman ismi Rezzak burcunda (yani mânâsında) parlayan bir güneş gibi doğdu; o âlemi baştan başa rahmet ışığıyla yaldızladı.

Sonra o hayvanlar âleminde, yavruların zayıflık, acz ve ihtiyaç içinde çırpındıkları hazin ve herkeste acıma duygusu uyandıracak bir karanlıkta başka bir âlemi gördüm. Birden Rahîm ismi şefkat burcunda doğdu, o âlemi o kadar güzel ve şirin bir surette ışıklandırdı ki, şikâyet, acıma ve hüzünden gelen gözyaşlarını ferah, sevinç ve şükrün lezzetinden gelen damlalara çevirdi.

Ardından sinema perdesi gibi bir perde daha açıldı, insanlık âlemi bana göründü. O âlem o kadar karanlık, o kadar dehşetliydi ki, dehşetimden feryat ettim, “Eyvah!” dedim. Çünkü gördüm ki insanlar; ebediyete uzanıp giden arzuları, emelleri.. kâinatın her tarafına uzanan tasavvur ve fikirleri.. bekâyı, ebedî saadeti, cenneti gayet ciddi şekilde isteyen gayret ve kabiliyetleri.. sonsuz maksat ve isteklere bakan fakr ve ihtiyaçları.. zayıflık ve aczlerinin yanında, hücumuna uğradıkları sayısız musibet ve düşmanlarıyla beraber gayet kısa bir ömür geçiriyorlar. Gayet telaşlı ve sıkıntılı bir hayatta, gayet perişan bir şekilde geçim derdiyle, kalb için en elemli ve müthiş haller olan sürekli yokluk ve ayrılık belâsı içinde, gafillere ebedî karanlık kapısı gibi görünen kabre ve mezarlığa bakıyor, birer birer ve kafile kafile o karanlık kuyusuna atılıyorlar.

İşte o âlemi bu karanlıklar içinde gördüğüm anda kalbim, ruhum ve aklımla beraber bütün insani latifelerim, belki vücudumun bütün zerreleri feryat ile ağlamaya hazırken, birden Cenâb-ı Hakk’ın Âdil ismi Hakîm burcunda, Rahman ismi Kerîm burcunda, Rahîm ismi

523