Dördüncü İşaret
Ey dünyaya tutkun insan! Çok geniş zannettiğin dünyan, dar bir kabir hükmündedir. Fakat o kabir gibi dar menzilin duvarları camdan olduğu için birbiri içinde aksedip göz alabildiğine genişler. Kabir gibi darken, bir şehir kadar geniş görünür. Çünkü o dünyanın sağ duvarı olan geçmiş zaman ve sol duvarı olan gelecek zaman aslında var olmadıkları halde iç içe aksedip gayet kısa ve dar olan içinde bulunduğun zamanın kanatlarını açarlar. Hakikat hayale karışır, var olmayan bir dünyayı mevcut zannedersin.
Nasıl bir çizgi süratli hareket ederse bir yüzey gibi geniş görünür, oysa aslında ince bir çizgidir. Aynen öyle de, senin dünyan hakikatte dardır, fakat gafletinle, vehim ve hayallerinle duvarları çok genişlemiştir. O dar dünyada, bir musibetin tahrikiyle kımıldasan başını çok uzak zannettiğin bir duvara çarparsın. Başındaki hayal uçar, uykun kaçar. O vakit anlarsın ki, o geniş dünya kabirden daha dar, köprüden daha geçit vermezdir. Zamanın ve ömrün şimşekten daha çabuk geçer, hayatın bir çaydan daha süratli akar.
Madem dünya hayatı, cismanî ve hayvanî yaşayış böyledir. Hayvanî isteklerin için yaşamaktan kurtul, cismaniyeti bırak, kalbin ve ruhun hayat mertebesine gir. Var zannettiğin o sözde geniş dünyadan daha geniş bir hayat dairesi, bir nur âlemi bulursun. İşte o âlemin anahtarı, marifetullah ve vahdaniyet sırlarını ifade eden لٓا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ mukaddes kelimesini kalbe söyletmek ve ruha işletmektir.
On Beşinci Nota
Üç “mesele”dir.
Birinci Mesele
Hafîz isminin kusursuz tecellisine işaret eden فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُوَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ayetidir. Kur’an-ı Hakîm’in bu hakikatine
Dipnotlar
- “Allah’tan başka ilah yoktur.” (Sâffât sûresi, 37/35; Muhammed sûresi, 47/19).
- İkinci ve Üçüncü Mesele’ler Yirmi Dördüncü Lem’a olan Tesettür Risalesi’dir.
- “Zerre ağırlığınca hayır yapan onu bulur, zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur.” (Zilzâl sûresi, 99/7-8).