âb-ı hayat olan kanı fışkırtır ve beslenir. Hücumdan kaçmakta usta bir asker gibi maharet gösterir. Acaba o küçük, tecrübesiz, dünyaya yeni gelmiş varlığa bu sanatı, bu savaş bilgisini, kan emme becerisini kim öğretmiş, sivrisinek bunları nerede öğrenmiştir? Ben, biçare Said itiraf ediyorum ki: Eğer o hortumlu sineğin yerinde olsaydım bu sanatı, bu vurkaç savaşını ve kan emme kabiliyetini çok uzun dersler ve çeşitli tecrübeler neticesinde ancak öğrenebilirdim.
İşte, ilhama mazhar olan arı, örümcek ve yuvasını çorap gibi ören bülbül gibi hayvanları sivrisinekle kıyasla. Hatta bitkileri de aynı şekilde hayvanlarla kıyaslayabilirsin. Evet, mutlak ve sınırsız cömertlik sahibi Allah (celle celâluhu), her bir canlının eline lezzet ve ihtiyaç mürekkebiyle yazılmış bir tezkere vermiş, bununla onlara yaratılış kanunlarının ve hizmetlerinin programını bildirmiştir. Bak, o Yüce Hakîm, Kitab-ı Mübîn’in düsturlarından arının vazifesine ait miktarı bir tezkerede nasıl yazmış ve arının başındaki sandık gibi kutucuğa koymuştur. O kutucuğun anahtarı da vazifesini seven arıya has bir lezzettir. Onunla kutucuğu açar, programını okur, verilen emri anlar ve ona göre hareket eder. وَأَوْحٰى رَبُّكَ إِلَى النَّحْلِ ayetinin sırrını gösterir.
İşte eğer bu Sekizinci Nota’yı tamamen okuyup anladıysan imanın verdiği bir sezgiyle وَرَحْمَتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ ayetinin bir sırrını, وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ ayetinin bir hakikatini, إِنَّمٓا أَمْرُهُ إِذٓا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ ayetinin bir düsturunu ve فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ayetinin bir nüktesini de anlarsın.
Dokuzuncu Nota
Bil ki peygamberlik, insanlıktaki hayırların ve mükemmelliklerin özü, esasıdır. Hak dini olan İslam, saadetin çekirdeğidir. İman, her türlü kusur ve çirkinlikten münezzehtir, arınmıştır. Madem bu âlemde
Dipnotlar
- “Rabbin bal arısına vahyetti.” (Nahl sûresi, 16/68).
- “Rahmetim her şeyi kaplar.” (A’râf sûresi, 7/156).
- “Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile tesbih (tenzih) ediyor bulunmasın.” (İsrâ sûresi, 17/44).
- “Bir şeyi dilediğinde O’nun buyruğu, sadece ‘Ol!’ demektir, hemen oluverir...” (Yâsîn sûresi, 36/83).
- “Sübhandır, münezzehdir o Zât ki, her şey üzerinde hâkimiyet elindedir. Ve... hepinizin de dönüşü O’na olacaktır.” (Yâsîn sûresi, 36/83).