İçeriğe geç

Bu misalde olduğu üzre, birileri kırk haramiler gibi milletin mukadderatı üzerine oturmuş, önemli müesseselere nü­fûz etmiş ve oraları ele geçirerek kendi aralarında paylaş­mış­larsa, gayet masum düşüncelerle ve insanî faziletlerin i’lâsı istikametinde koşturup duran insanları da kendileri gibi değerlendirir, onlara da aynı gözle bakarlar. Hâlbuki o adanmış ruhlar son derece masum düşüncelerle hareket etmektedirler. Öyle ki onlar, makam-mansıp-iktidar gibi dünyevî arzu ve hevesleri rüyalarında dahi görmemişlerdir. İnsanın, uzak durduğu, istemediği hâlleri rüyasında görmesi mümkündür. Fakat onlar, o türlü arzu ve heveslerden öylesine uzak bulunmaktadırlar ki, bazı rüyalar şuuraltı müktesebatının bir yansıması olsa da, onların şuuraltında böylesi mülâhazalar bulunmadığından, o türlü düşünceler onların rüyalarında dahi kendilerine yer bulamamaktadır. Ama bir kısım insanlar hep o rüya ve hülyalarla oturup kalktığından masum insanları da kendi bakış açılarına göre değerlendirmekte, kendi bakış açılarına göre yorumlamakta ve neticede değişik iftira ve karalamalarla onların önünü kesmeye çalışmaktadırlar.

35