Zulmün Yeni Bir Versiyonu Ve Şeklî Müslümanlık
Soru: Zulüm ve haksızlıklara sessiz kalmayıp insanları kötülüklerden sakındırmaya çalışan kişiler iftira, tehdit, baskı gibi saldırılara maruz kalıyor. Bunlara karşı Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet’e uygun davranış tarzı nasıl olmalıdır?
Cevap: Cenâb-ı Hak; كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ “Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, doğruluğu emreden, fenalıktan alıkoyan, Allah’a inanan hayırlı bir ümmetsiniz.”193 âyetiyle, insanlar içerisinde çıkarılmış en hayırlı ümmetin ümmet-i Muhammed olduğunu beyan buyurmuştur. Bu en hayırlı olma vasfını da mârufu emretme ve münkerden alıkoymaya; diğer bir tabirle, iyiliği yaygınlaştırma ve kötülüğün zararlarından da insanları korumak için çalışmaya bağlamıştır. Bu açıdan mü’min, melekleri bile imrendirecek örnek bir nesil oluşturmak için, bir taraftan mârufu emrederek insanların iyilik ve güzelliklerle serfiraz olmalarını sağlamalı; diğer yandan da Allah’ın (celle celâluhu), Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem), akl-ı selimin ve tabiat-ı beşeriyenin çirkin gördüğü şeylerden insanları alıkoyma gayreti içinde olmalıdır.