Bir Kez Daha Vifak Ve İttifak
Soru: Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), ümmetinin umumi bir felâkete uğramaması ve mütemadi olarak başkalarının hâkimiyeti altında kalmaması için yaptığı duaların kabul edildiğini fakat ümmetinin ihtilaf ve iftiraka düşmemesi ile alâkalı duasının kabul buyrulmadığını ifade etmiştir.64 Zikredilen hususlar arasındaki ortak nokta ve bunların verdiği mesajlar nelerdir?
Cevap: Kur’ân-ı Kerim, mü’minlerin ibret almaları adına pek çok peygamber kıssasına yer vermiştir. Bu kıssalarda ifade edilen önemli hususlardan birisi de irşat için gönderilmiş olan peygamberlere iman etmeyen kavimlerin helâk edilmiş olmalarıdır. İnkârda ve zulümde temerrüt gösterdiklerinden dolayı Hazreti Nuh’un kavmi umumi bir tufanla,65 Hazreti Hûd’un kavmi uğursuz bir kasırgayla,66 Hazreti Salih’in kavmi korkunç bir sayha ile helâk edilmiş,67 Sodom ve Gomore halkının ise altı üstüne getirilmiştir.
Zikredilen bu kavimlere gelen ilâhî afetler belli bir coğrafyaya münhasır olarak mı geliyordu yoksa helâk, yeryüzündeki bütün insanlığı içine alacak şekilde mi gerçekleşiyordu, bilemiyoruz. Fakat Allah Resûlü’nden (sallallâhu aleyhi ve sellem) önce gelen peygamberlerin sadece belirli bir kavme gönderildikleri göz önünde bulundurulduğunda her bir kavme gelen helâkın onların yaşamış olduğu coğrafyayla sınırlı kalmış olabileceğini söyleyebiliriz. Eğer böyle ise, kendilerine gönderilen peygambere inanmayıp küfür ve zulümde ısrar eden insanların tamamı helâk edilmiş olsa da, gelen helâk o kavme münhasır olacaktır. Fakat Hâtemü’l-Enbiya Efendimiz (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ) bütün insanlığa gönderildiğinden dolayı, O’nun davetine icabet etmeyip inkâr ve zulümde inat edenlerin umumu –sünnetullah gereğince– helâka maruz kalacaktır.