Evet, eğer göklerde ve yerde Mâbud-u Mutlak ve Maksud-u bi’l-İstihkak’tan başka tasarruf ve müdahale edici biri olsaydı, yer gök fesada giderdi. Bu açıdan şu nizam ve intizam, bu âhenk ve binlerce hikmet dolu kitap gösteriyor ki, kâinat sayfalarına müdahale eden ikinci bir varlık yoktur.
Âyetin bizzat kendi mantığı içinde derinleşecek olursak, onun hakikatine biraz daha yaklaşmış oluruz. Şimdi diyelim ki, –farzımuhal– göklerin ve yerin yaratılmasında iki el tasarruf etmiştir. O takdirde bu iki el, aynı eser üzerinde ya eşit kudrete sahip bulunacak veya biri daha güçlü olacaktır. Biri o eseri yapmaya kadirse, diğerinin bulunması abes, eğer kadir değilse, o zaman o da âciz sayılır. Acz ise, hilkate müdahale edemez; zira hilkat nâmütenâhî kudret ister. Müsavî iseler ve birincinin yaptığını diğeri yapmıyorsa “içtima-i zıddeyn” olacak, biri ihyâ ederken öbürü imâte edecektir. Buna göre de her halükârda bir kısım düzensizlik ve noksanlıklar ortaya çıkacaktır. Âciz olan ise Allah sayılmaz. Zira Allah (celle celâluhu) zaaftan, iktidarsızlıktan, aczden müberrâ ve münezzehtir.
F. İhlâs Sûresindeki Mucizevî Besâtet
Tevhid-i Ulûhiyet’e ait bir sûre olan İhlâs sûresinin icmâlî meali şöyledir:قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌۚاَللّٰهُ الصَّمَدُۚلَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙوَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ“De ki, O Allah birdir. Allah Samed’dir (Her şey varlık ve bekâsını O’na borçludur. Her şey O’na muhtaçtır. O, hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şeyin başvuracağı, yardım dileyeceği tek varlık O’dur). Kendisi doğurmamıştır ve (başkası tarafından) doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’nun dengi (değildir ve) olamamıştır.”23
Dipnotlar
- 23 İhlâs sûresi, 112/1-4.