Öyleyse, teşe’üme açık bir rüya gördüğünüzde ya da nahoş bir hâdise ile karşı karşıya kaldığınızda, bunu bir temkin ve ihtiyat çağrısı olarak algılamalı, hemen Cenâb-ı Hakk’a teveccüh etmeli ve “Rabbim, eğer bir belâya istihkak kesbetmişsem ve bu da o belânın bir sinyali ise, gazabından rahmetine sığınıyorum; Senin dergâhından başka iltica edilecek bir yer bilmiyorum ve Sana yalvarıyorum; ne olur atânla bu kazânı defet!” demelisiniz. Asla paniğe kapılmamalı, çaresizliğe düşmemelisiniz; bilâkis, ilâhî inayet ve riayetin sizi de sarıp sarmaladığına, Allah’ın kuvvet ve kudretinin her şeyin hakkından geleceğine gönülden inanmalı ve ciddî bir vicdan rahatlığı içinde O’na sığınmalısınız. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in, “Hoşunuza gitmeyen bir şey gördüğünüz zaman üç defa sol tarafınıza tükürün, üç kez deأَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ18deyin ve onu kimseye anlatmayın.” ikazını hatırlayarak, şeytanın şerrinden usulünce istiâzede bulunmalısınız.19 Selef-i salihînin yaptığı gibi, çokça istiğfar etmeli ve aynı zamanda “Sadaka belâyı defeder!”20 mülâhazasıyla bir miktar sadaka vermelisiniz.
Dipnotlar
- 18 “Ben sağdan, soldan, önden arkadan, alttan ve üstten gelen ve kâinatı baştan başa dolduran şerlilere, şerlere ve şeytanlara karşı, bütün kâinat kabza-i tasarrufunda olan ve ancak ‘Allah’ demekle anlatabildiğim Yüce Yaratıcı’ya iltica ediyor ve O’na dayanıyorum.”
- 19 Buhârî, tâbir 10; Müslim, rüya 1.
- 20 Bkz.: Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd 8/207; es-Sehâvî, el-Makâsıdü’l-hasene s.419.