Diğer taraftan, Cîlî’nin ifadesiyle, hakîkî insân-ı kâmil2 Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm) ise –ki O’dur–, O’nun getirdiği din de hakikî, kâmil dindir. Zaten, Allah Teâlâ “İşte bugün sizin dininizi kemâle erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.”3 diyor. Yani, “Bugüne kadar her peygambere, her safîye, her veliye bazı nimetlerde bulundum; fakat size nimetimi tam verdim; dininizi kemale erdirdim. Din olarak da İslâm’dan razı oldum.” buyuruyor. Öyleyse, i’lâ-yı kelimetullah, Allah’ın hoşnut olduğu kâmil dini muhtaç gönüllere duyurmaktır ki, neticede yine O’nun rızası vardır.
İnanıyor muyuz; Öyleyse…
Dipnotlar
- 2 el-Cîlî, el-İnsanü’l-kâmil 2/71-72.
- 3 Mâide sûresi, 5/3.
162