İçeriğe geç

Bazı arkadaşlar hüsnüzan edip bu fakirden hâlâ bir şeyler öğrenebileceklerini zannediyor ve sorular soruyorlar. Konuşacak takatim olmamasına rağmen, onlara saygımın icabı birkaç cümleyle de olsa cevap vermeye çalışıyorum. Sonradan öğrendim ki, arkadaşlardan bir ikisi anlatılanları kaydediyor ve bir internet sitesinde yayınlıyorlarmış. Anlattıklarımın bir kıymeti olduğunu ya da bir şeyler ifade ettiğini zannetmiyorum; fakat hüsnüzan eden, iyi niyetli ve hayır düşünceli insanların bu gayretlerine de saygı duyuyor ve ses çıkarmıyorum.

Bu işin bir başka boyutu daha var ki, ben kendimi nasihat etmeye ve insanlara bir şeyler anlatmaya hiç ehil görmedim, görmüyorum. Vaaz u nasihat edecek insan, ciddî bir iç hazırlıkla ve mânevî doygunlukla muhataplarının karşısına çıkmalıdır. Bu da, öyle surata bir maske takıp ortaya çıkma gibi bir şey değildir. Konuşacak insan her şeyden önce kalbinin Allah’la irtibatına ve dinleyicilerin vaktini israf etmeyecek şekilde hazırlanmaya dikkat etmelidir. Bir sohbet, bir nasihat deyip geçemezsiniz… İnsan yarım saatlik bir konuşma için aklen, fikren, ruhen, hissen birkaç gün hazırlanmalı; gözünü ağyardan sakınmalı, kalbin “gez, göz ve arpacığı”yla rıza hedefine kilitlenmeli; çok dua etmeli, Yüce Allah’ın razı olacağı sözleri söyleyebilmek için Rabb’ine sığınmalı ve yalvarıp yakarmalıdır.

136