Abdullah İbn Amr İbni’l-Âs Hazretleri, sahabe-i kiram arasında zühd ve takvada çok ileri gidenlerden birisi olduğu gibi aynı zamanda Resûl-i Ekrem Efendimiz’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) çok iyi dinleyen ve doğru okuyanlardan birisidir. Bu büyük sahabî, gecelerini kıyamda gündüzlerini ise oruç tutarak geçirir. Belki kimi zaman savm-i visal dediğimiz iki üç gün yemek yemeden oruç tutar. Peki, böyle bir ibadet hayatı insanı ne hâle getirir? Evlenmişse aile hukukunu ihmale bâdi olur. Mesela sabaha kadar kendisini namaz kılmaya veren bir insan, çocuklarını görme, oturup onlarla sohbet imkânını bulamayabilir. Sorumlu olduğu daha başka vazifelerde de kusurları olabilir. Nitekim Hazreti Abdullah’ın bu hâli Allah Resûlü’ne (aleyhi ekmelüttehâyâ) ulaştığında, ona gecenin bir kısmında uyuyup bir kısmında namaz kılmasını, bazen oruç tutup bazen tutmamasını, zira Allah’ın onun üzerindeki hakkının yanında, nefsinin, ehlinin, misafirinin de hakkı bulunduğunu ifade ederek her hak sahibine hakkını vermesi gerektiğini ihtar eder.57 Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu uyarısıyla objektif olan ve insanın götürebileceği mükellefiyete dikkat çekmenin yanında aynı zamanda iyi bir mesai tanzimi ve a’mal taksimi yapılması gerektiğine de işaret buyurmaktadır.