Diğer taraftan mesai tanziminin yanında a’malin taksimi de çok önemlidir. Yani kim ne iş yapacak ve nerede başarılı olacaksa onun doğru seçilmesi gerekir. Bu da kâmil mânâda işin başındaki insanlar tarafından isabetli bir şekilde gerçekleştirilebilir. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) fetanetinin farklı bir derinliği de kimi nerede istihdam ettiyse o mevzuda milimi milimine isabet buyurmasıdır. Evet, O, tayin ve tavzifte bulunduğu insanlardan hiçbirini değiştirme lüzumu duymamıştır. Çünkü kimi nereye tayin etmişse o orada başarılı olmuştur. Bu da vazife verirken insanları çok iyi okumaya, çok iyi test etmeye ve karakterlerini çok iyi keşfetmeye bağlıdır. Günümüz şartları içinde kabiliyetlerin doğru okunması ve onların yerli yerinde istihdam edilmesi ise bir yönüyle müşterek akla ve kolektif şuura vâbeste bir durumdur.
Burada son bir hususa işaret etmekte fayda var. Devlet bünyesindeki kurumlarda veya özel kuruluşlarda belli aralıklarla program ve toplantılar yapılıyor. Bu tür toplantı ve programlar için belirlenen zamana mutlaka riayet edilmelidir. Çünkü zaman çok kıymetlidir. Kimsenin bir başkasının zamanını israf etmeye ve onun o kıymetli vaktini öldürmeye hakkı yoktur. Bu, Allah indinde mesuliyeti mucip bir davranıştır. Özellikle bazı işler vardır ki, sizin orada yarım saatlik bir gecikmeniz, yapılması gereken işin fevtine sebebiyet verir, küçük bir rötar çok ciddî zayiat ve olumsuzluklara yol açar.