İçeriğe geç
18. Bölüm

Yeraltı Zenginliklerimiz

ve Bize Düşen Sorumluluklar

Soru: “Rızkı, yerin derinliklerinde arayın!” hadis-i şerifi mü’minlere ne türlü vazifeler yüklemektedir?

Cevap: Allah (celle celâluhu) insanı yarattıktan sonra, ona, “Git, yeryüzünde başının çaresine bak!” dememiştir. Aksine onu öyle bir zemin ve talimgâha göndermiştir ki, sanki her şey başının ucunda duruyor gibidir. Ne var ki bizim, evimizde otururken “bütün bunlar gelsin ve burnumuzun dibinde sarksın” diye beklememiz doğru değildir. Çünkü dâr-ı hikmet olan bu dünyadaki hâdiseler, esbap dairesi içerisinde cereyan eder ve biz de esbaba riayetle mükellef ve memur kılınmışız. Ahirete gelince, orası kudret yurdudur. Orada hikmet bir adım geride, kudret ise bir adım öndedir. Orada akıldan, hatta hayalden geçen şeyler bile insanın önünde hazır olabilir. Esasında Cenâb-ı Hak, kabul buyurduğu dualarla, dünyada da bunun bazı örneklerini bize göstermektedir. Bazen bakarsınız duada istediğiniz şey, hemen aynıyla size lütfedilir. Kabul olan bu dualar gibi ahirette henüz dudaklarınızı kıpırdatır kıpırdatmaz veya bir şeyi aklınızdan geçirir geçirmez hemen oluverdiğini görürsünüz. Çünkü orada kudret-i kâhire açıktan açığa tasarruflarıyla kendini gösterecektir.

Henüz Bilinmeyen Maden ve Rızıklar

164