Ayrıca, eğitim, diyalog gibi insanlık için çok önemli olan bu faaliyetleri yaparken her zaman A planına mukabil bir B planınızın olması; beklenmedik ve sürpriz bir şekilde ortaya çıkan olumsuzluklar karşısında alternatif yollarınızın bulunması da basiretle hareket etmenin gereğidir. Bugün insanımız gönüllere inşirah salacak ölçüde çok farklı coğrafyalarda hüsnükabul gördü. Fakat bu güzel tablo karşısında rahatsızlık duyup kötülük yapabilecek bir kısım huysuz ruhların ortaya çıkması da mümkündür. Ortaya çıkabilecek böyle bir muhalif rüzgâr karşısında bu güzel faaliyetleri nasıl koruyabiliriz? Oluşmuş bu harmanın savrulmasına nasıl engel olabiliriz? Bazen siz, gayret eder, çalışır ve neticesinde tınazlar, tığlar ve çeçler oluşturursunuz. Fakat esen bir muhalif rüzgâr sizin ortaya koyduğunuz bütün semereyi alır, bir tarafa savuruverir. Veya maruz kaldığınız bir dolu bütün başaklarınızı döküverir. Böyle bir suiakıbete maruz kalmamak için her şeyi çok engince düşünerek ele almalı, kendi hissiyatınızın yanında başkalarının hissiyatını da doğru okuyabilmelisiniz. İşte bunların hepsini عَلٰى بَصِيرَةٍ kategorisi içinde mütalâa edebilirsiniz. Meselâ bir yerde belli bir alanda bir açılım niyetiniz varsa, öncelikle zemin etüdü yapmanız ve ona göre hareket etmeniz gerekir. Ticaret yapmak isteyen arkadaşlara bile ben öncelikle gidecekleri yerle alâkalı zemin yoklaması yapıp yapmadıklarını soruyorum: “Sizin orada satmayı düşündüğünüz ürün ve mala ne ölçüde talep var? Acaba yatırım yapmayı düşündüğünüz sahayla alâkalı gideceğiniz yerde çok güçlü rakipler var mı? Eğer bunları hesaba katmadan işe koyulacak olursanız, emeğiniz bad-ı heva gidebilir!” diyorum. Ben böyle bir zemin yoklamasını hizmet-i imaniye ve Kur’âniye adına da çok önemli görüyorum. İşte zeminin güven altına alınması, insanları endişelendirecek, onlarda bir şey dayatılıyor hissini uyaracak yanlışlıklara girilmemesi basiretle hareketin bir neticesidir.