İçeriğe geç

Hâsılı bir Müslüman vefat ederken işinin başında vefat etmelidir. Ders takrir eden ders takrir ederken, eli kalem tutan yazarken, kitap tashih eden tashih işiyle meşgulken, gezip dolaşma sorumluluğu olan yolculuk esnasında, hicret eden kahramanlar ise hicret ettikleri yerlerde vefat etmelidir. Yani herkes Hakk’a hizmet adına nerede koşturuyor, hangi kulvarda bulunuyorsa orada vefat etmeli ve böylece ölümünü değerler üstü değere ulaştırmalıdır.

Yüz Gençliğe Bedel İhtiyarlıklar

Allah’a ve ahirete inanan bir insanın ihtiyarlığa bakışıyla inanmayan bir insanın bakışı birbirinden çok farklıdır. Bediüzzaman Hazretleri, namazın ehemmiyetini anlattığı ve onun sa’ye nasıl büyük bir şevk ve amelde nasıl büyük bir kuvve-i mânevîye olduğunu ifade ettiği bir yerde, bağ bahçe işleriyle meşgul olan bir Müslümanın yaşlandıkça, “Daha ziyade ibadetle beraber sa’y-i helâleçalışacağım. Ta, kabrime daha ziyade ışık göndereceğim, ahiretime daha ziyadezahîre tedarik edeceğim.”3 düşüncesiyle o yaşta dahi bağına bahçesine ihtimam göstererek çalışıp çabalamaktan geri durmayacağına dikkat çeker. Evet, o mü’min, defter-i hasenatının açık kalması için ahir ömründe, daha bir azim ve kararlılıkla, daha bir ciddiyet ve ihtimamla dertleri, sıkıntıları göğüsler ve son nefesine kadar çevresinde bulunanlara hep faydalı olmaya çalışır.

39