İçeriğe geç

Meselâ, arkadaşlarınız kalkmış Afrika’ya kadar gitmişler. Şuuraltı müktesebatın getirdiği bazı ön yargıları ihtimal verilemeyecek kadar kısa bir zaman içinde aşmış ve oradaki talebeleri kendi kardeşleri olarak bağırlarına basmışlar. Zannediyorum bu, hem Allah hem de insanlar nezdinde çok büyük önem arz eder. Çoğunu şahsen tanımadığım, eskiden tanıdığım birkaç tanesi varsa onları da ancak koordinatlarla hatırlayabildiğim o arkadaşları, değişik vesilelerle, nur akıttıkları o olukların önünde görünce gözüm ve gönlüm takdir hisleriyle doluyor ve bir yâd-ı cemil olarak dualarımda hep yâd etmeye çalışıyorum. Öyle ki, Cenâb-ı Hakk’ın bu hicret kahramanlarının gayretlerine lütfettiği semereleri değişik vesilelerle dinleyip seyretme imkânı bulduğumda, şu günlerde kir akıtan oluklardan duyduğum inkisar kayboluyor ve ben yeniden bir inşiraha kavuşuyorum. Evet, ülkemizde cereyan eden olumsuzlukların içimde meydana getirdiği negatif atmosfer, onların o pozitif ve güzel hizmetleriyle kaybolmaya yüz tutuyor. “O olumsuzluklar var ama elhamdülillâh, bunlar da var.” diyorum.

Bütün bunları birden mülâhazaya alınca öyle inanıyorum ki, onların say ü gayretlerinden hâsıl olan sevabı dünyada tartacak bir kantar yoktur; onu ancak ahirette Allah’ın mizanı tartar. Sadece Afrika’ya değil, dünyanın değişik yerlerine giden diğer arkadaşlarınıza da siz bu nazarla bakabilirsiniz. Cenâb-ı Hak bizleri ve o arkadaşlarımızı ihlâs ve samimiyetten ayırmasın. Hakkımızdaki hüsnüzanlara layık eylesin.

158