İçeriğe geç

İşte, ehlullah, bu şekildeki insanın amelini beğenmesi ve onunla büyüklenmesine, kebîre (büyük günah) demişlerdir. Böyle bir günahın neticesinde ise, Allah korusun, mahvolma muhtemeldir. Ve kim bilir, şeytan bazı insanları bu tuzağa düşürmek için rüyalarına girer, güzel görünür ve onlara nefislerinin hoşuna gidecek şeyler söyler. Keşf u keramet nev’inden şeyler ve insanların içini okumak gibi işler, eğer Ehl-i Sünnet çizgisi tutturulamamışsa belki de şeytanın ilhamıdır.

Zaaflarla Savaş

Bizim pek çok zaaflarımız var. Bunların farkına varma ve kusurlarımızı itiraf etme, onları iradeyle zapturapt altına alma ve zaaflarımıza, kusurlarımıza rağmen iffetle yaşama bizi evc-i kemalâta (kâmil insan zirvesine) yükseltir.

Günah Hayra Vesile Olur mu?

Günah, çok kötü bir şeydir; ancak bir yerde iyi sayılabilir. O da, kulun bir günaha girdikten sonra bir ömür boyu onun için âh u vah etmesi halidir. Meselâ, bir harama im’ân-ı nazar ile (dikkatlice) bakan, fakat yıllar sonra bile onu hatırladıkça iki büklüm olup “Rahmet Kapısı”na yönelen bir kul için o günah pek çok hayırlara da gebe olabilir.

Farklılık Mülâhazası Şeytandandır

Farklılık ortaya koyma gayreti hep şeytandandır. Kendini farklı düşünme, kıdem farklılığına girme, gelecek adına pay sahibi olma arzusu vb. şeytanî tuzaklardır. “Hele bana bir fırsat verilse, bak ben nasıl konuşurum!… Kalemimi nasıl konuştururum!” gibi mülâhazalar insanı Odetta’nın akıbetine sürükler. Ruhunun taşlaşacağı bir son onu bekler.

En büyük belalardan birisi, insanın kendini farklı görmesidir. İnsanlığın başına büyük felaketler bundan dolayı gelmedi mi? Kendini üstün soy, ari ırk sayanlar dünya savaşlarına sebebiyet vermediler mi?

174