Yalnız geçmişi bir hazine gibi görüp değerlendirmeye çalışırken şu hususa dikkat etmek gerekir: Aynı toplumun farklı kesimleri olarak geçmişte birbirimizi incitmiş, rencide etmiş, birbirimizin içini kanatmış olabiliriz. Bunların, romanlarda ve filmlerde olduğu gibi, günümüzde bir kere daha acı acı resmedilmesi ve böylece olmuş bitmiş hâdiselerin günümüzde hortlatılarak kavga vesilesi yapılması kanaatimce doğru değildir. Elbette ki, tarihte yaşanmış bu hâdiseler birer vakıadır, inkâr edilemez ama onları bugün birbirimize karşı kullanmamız ve kavga vesilesi yapmamız doğru değildir. Bu, “tarihin sadece beyaz sayfalarına bakalım” anlamına gelmiyor. Aksine tarihî hâdiseler acı-tatlı bütün yönleriyle incelenmeli ve böylece aynı hatalara düşmeme gayreti içinde olunmalıdır. Yani biz, geçmişimizdeki sıkıntılı dönemleri de tahlil etmeli, badireleri nasıl aştığımızı iyi bilmeli; fakat bunu yaparken tarihte yaşanan kin ve nefretleri hortlatmamalı, şefkat stratejileriyle o ibret tablosunu günümüz ve geleceğimiz için bir projektör gibi kullanmaya çalışmalıyız.