İçeriğe geç

Fitne ve fesadın ortalığı kapladığı, sadece zalimlerin hayhuyunun duyulduğu sisli, dumanlı bir atmosferde böylelerinin kadr ü kıymeti bilinemeyebilir. Fakat fırtınalar dindiğinde, azıcık da olsa bahar meltemleri esmeye başladığında veya karanlık geceden sonra yavaş yavaş fecir sökün etmeye yüz tuttuğunda her şey daha net görülecektir. İşte o zaman niceleri pişmanlıkla kıvranacak, özür dileyeceklerdir.

Sövüp saymanın, kin ve düşmanlığın insanlığa kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Dünyanın sevgiye, sulha, güvene ihtiyacı vardır. Adanmışlara düşen en büyük sorumluluk da, bu değerlerin temsilcisi olabilmektir. Onlar bunu başarabildiği takdirde, ileride, Allah’ın izni ve inayetiyle, gözlerinin içine bakılan, parmakla gösterilen, örnek alınan insanlar hâline geleceklerdir.

103 Fâtır sûresi, 35/24.

104 Fâtiha sûresi, 1/4.

105 Fâtır sûresi, 35/18.

219