Sonuç olarak, adanmışlar şeytan ve nefsin oyunlarına karşı bütün kapıları kararlı bir şekilde sürgülemeli, hizmetin ismet, iffet ve itibarına leke sürdürmemelidir. Cenab-ı Hakk’ın güzel bir zemin hazırladığı ve dünyanın kirlenmiş çehresini temizleme adına önemli hizmetler görme imkânını bahşettiği insanlar, yanlış bir yola saptıklarında sadece kendileri dalalete düşmekle kalmaz, aynı yolda yürüyen bütün insanların hukukuna da tecavüz etmiş sayılırlar. Binlerce, belki milyonlarca insanın çaba ve gayretleriyle meydana gelen güzellikleri kirletmiş olurlar. Böyle büyük bir yıkıma sebep olmak istemiyorsak kubbedeki taşlar gibi baş başa vermeli, birbirimize destek olmalı, herhangi bir sürçme ve düşmeye maruz kalmadan doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam etmeliyiz.
21 Bkz.: Buhârî, şehâdât 16, edeb 54, 95; Müslim, zühd 65.
22 Âl-i İmrân sûresi, 3/14.
23 Bediüzzaman, Sözler, s.29 (Altıncı Söz).
24 Tirmizî, fiten 26; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 3/19.
25 Bediüzzaman, Lem’alar, s.200 (Yirmi Birinci Lem’a).
26 Bediüzzaman, Tarihçe–i Hayat, s.616 (Tahliller)