onlar, insanların eğitimli, aydın olmalarını istemiyorlar. Çünkü cahil insanları “gütmenin” daha kolay olduğunu düşünüyorlar. Toplumun, her dediklerini onaylayan, onların istediği gibi düşünen, koydukları sınırları aşmayı akıllarının ucundan geçirmeyen fertlerden oluşmasını istiyorlar. Elit ve eğitimli insanların muhalefet, itiraz ve eleştirilerinden korkuyorlar. Hak bildiği yolda yürüyen, hakikati müdafaa eden, zulüm ve haksızlıklara baş kaldıran kimselerin varlığı onları tedirgin ediyor. Çünkü böyle bir seviyeye gelen toplumu arzu ettikleri istikamette sevk ve idare edememekten endişe ediyorlar. Evet, Müslümanların bugünkü geri kalmışlığında müstebit (zorba) idarelerin de önemli bir rolünün olduğu unutulmamalıdır.Her şeye rağmen bize düşen vazife; cehaletin, taassubun, taklidin, sığlığın, tevakkufun her çeşidine karşı savaş ilan etmek ve bunları ortadan kaldırma adına sahip olduğumuz tüm imkânları sonuna kadar değerlendirmektir. İnsanlarda okumaya, araştırmaya, düşünmeye karşı yeni bir aşk u şevk uyandırma adına elimizden gelenin en iyisini yapmak gerekir. Şunu unutmamalıyız ki içinde yaşadığımız coğrafyanın geçici müdahalelere, pansuman çözümlere değil, kalıcı imar ve ıslah faaliyetlerine ihtiyacı var. İnsanlara oksijen tüpleriyle nefes aldırdığımızda bir yere kadar belki ferahlama sağlarız. Fakat bu, geçici ve kısa vadeli çözümdür, istenilen tedaviyi uygulamadıktan sonra arkasından tekrar kronik problemler nükseder. Hasılı, içinde yaşadığımız karanlık, sıkıcı ve boğucu atmosferin kalıcı olarak dağıtılmasına ihtiyaç var.İşte günümüzde bunu gerçekleştirebilen insanlar, insanlığa kalıcı hayırlar sağlamış olacak, arkalarında birer yâd-ı cemil bırakacaklardır. Bu da çağın çok iyi tanınmasına, yaka paça olduğumuz problemlerin çok iyi teşhis edilmesine, arkasından da bunların izalesi adına çok sağlam plan ve projelerin yapılmasına ve ardından ciddi bir aksiyon ortaya konmasına bağlıdır. Öyle sağlam blokajlar oluşturmalı ve üzerine öyle sağlam binalar yapmalıyız ki ne fırtınaların ne de tsunamilerin onları yıkmaya gücü yetsin.