Konumun Hakkı
Rehber ve lider konumundaki insanlara çok iş düşmektedir. Onların görüşleri, yorumları, temsilleri, tavır ve davranışları çok önemlidir. Çünkü arkadan gelenler onları takip eder. Onlar doğru yürürlerse, onlara iktida edenler (tâbi olanlar) de istikametlerini muhafaza ederler. Onlar zikzak çizer, bir kısım yanlışlar yaparlarsa, onların yanlışları arkadan gelenlere de yansır. Daha ötesinde, onların yapmış oldukları hatalar veya olumsuz yorumlamaya açık davranışlar tabana indikçe daha da büyür. Böyle olunca, önde bulunan kimselerin her şeyi hesap ederek konuşması, hareket etmesi gerekir. Tâ ki –Niyazi-i Mısrî’nin dediği gibi– arkalarındakilerin yolunu sarpa uğratmasın, doğru istikamette yürüyen, insanları doğru hedeflere götüren kâmil birer mürşit olsunlar.69
Maalesef mevki sahibi bazı kimseler, durdukları yerin hakkını veremedikleri, buna göre düşünemedikleri, konumlarının gerektirdiği tavır ve davranışları ortaya koyamadıkları için toplum çapında kırılma ve çatlamalar meydana geliyor. Baştakilerin düşünce kaymaları, sürç-i lisanları, hesapsız sözleri veya maksadı aşan beyanları tabana yayıldığı zaman çok daha ağır sonuçlar doğuruyor. On kiloluk bir yük, iki metreden düştüğünde kırk kiloya ulaşır. Bunun gibi, insanları sevk ve idare etme konumunda bulunan kişilerin münasebetsiz bir sözü veya tavrı ayağa düştüğünde bu, cemiyeti oluşturan fertler arasında ciddi kin ve nefretlere sebep olabilir. Bu açıdan her nerede olursa olsun önde bulunan kimseler, hâl ve tavırlarına çok çok dikkat etmelidir.Özellikle önder ve lider durumundaki kimseler öyle bir hayat yaşamalıdırlar ki daha sonra geriye dönüp baktıklarında kendileri ve milletleri adına telafisi gayrikabil ukdelerle karşılaşmasınlar ve “Keşke böyle değil de şöyle yapsaydım!” demesinler. Olmuş bitmiş şeyler hakkında sızlanmanın kimseye bir faydası yoktur. Önemli olan, hâlihazırda yaşadığımız hayatı dikkatli ve temkin-
Dipnotlar
- Bkz.: Niyazi-i Mısri, Divan-ı Niyazî, s. 36.