Bazen sohbet-i cânân adına O’ndan bahseden eserlerin müzakeresiyle meşgul olursunuz. Netice itibarıyla bunların hepsi sizi maiyyet-i Cânân’a taşır.Hâsılı insan, kalbini, kafasını, ruhunu, zihnini, vicdanını kısaca Allah’ın kendisine bahşettiği bütün iç ve dış duyuları O’na ait mülahazalarla doyurmadan maiyyet-i Cânân’a eremez. Bu sebeple kişi, farklı vesileleri kullanarak sürekli maiyyet-i Cânân peşinde olmalı. Her fırsatı değerlendirerek O’nu bilme, O’nu duyma, O’nunla birlikte olmaya gayret göstermelidir. Cenab-ı Hakk’ın kendisine bahşettiği bütün latife ve hasseleriyle maiyyet soluklamalıdır. Her türlü dünyevî meşguliyetten sıyrılarak, ihtiyaçlar üstü bir zaruret hissiyle O’na yönelmek ve maiyyetine ulaşmaya çalışmak O’nun hakkı; bizim de vazifemiz ve borcumuzdur.