İçeriğe geç

tam yöneldikleri zamanlarda, bazen rükûda, bazen secdede, bazen gecenin asude dakikalarında bunu hissedebilirler. Mesela bu maiyyeti O’ndan gelen bir esinti şeklinde duyabilirler. Bu esintiyle bambaşka bir keyfiyete erebilirler. Şayet onu secdede duymuşlarsa “Keşke bu secde hiç bitmese!” diyebilir ve ölünceye kadar o secdenin uzayıp gitmesini dileyebilirler.

Âhirette Maiyyet

Maiyyet-i Cânân’ın âhirette nasıl tezahür edeceğini tam olarak bilemiyoruz. Çünkü orada her şey değişime uğrayacak, renk ve şekil farklılaşacak, belki arazlar ve cevherler birbirinin yerini alacaktır. Her şeyin mahiyet ve hakikatinin değişip dönüşeceği bir âlemde yaşanan maiyyet de bizim hayal ve tasavvurlarımızı aşkın olacaktır. Hz. Pîr, Cennet’in binlerce sene mesudâne hayatının bir dakika rü’yet-i cemale (Allah’ı görmeye) mukabil gelmeyeceğini ifade ediyor.63 Şunu unutmamak gerekir ki, âhiretle kıyaslandığında dünyada yaşanan her şey mecazî kalır, Kur’ân’ın ifadesiyle dünya sadece oyun ve eğlenceden ibarettir.64 Dünya hayatı âdeta bir uyku gibidir. Ölüm ise bu uykudan uyanmadır. Asıl hayat, öbür âlemde yaşanacaktır. Dolayısıyla asıl maiyyete erme de orada söz konusu olacaktır. Orada hayatın, tüm güzelliklerin, tecelli ve tezahürlerin kaynağını görecek, duyacak ve hissedeceksiniz.Burada yapacağınız ibadetlere, adanmışlığınıza, marifet ufkunuza, aşk u şevkinize ve O’nunla alâkanızın derinliğine göre âhirette çok farklı mazhariyetlere erersiniz. Buradaki her söz ve davranışınız orada çok farklı sürprizler şeklinde karşınıza çıkar. Bazı rivayetlerde ifade edildiğine göre Cenab-ı Hak, cuma günleri –günün oradaki mahiyetini bilemiyoruz– Cemal-i bâ-kemâli

81