İçeriğe geç

onun için çok şey ifade edecektir. İnsan, Allah hakkında hüsnüzanda bulunmalı, tevbe ve istiğfarlardan sonra, “Rabbim, beni geri çevirmemiş, duama icabet buyurmuş, tevbe ve istiğfarımı kabul buyurmuştur.” demelidir. Nitekim Hz. Zekeriya da dua-

sında,  ً(“ وَ لَمْ اَكُنْ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَ قِيّاYâ Rabbi) Sana yaptığım dualarda hiç bahtsız olmadım, dualarım hiç karşılıksız kalmadı.”18diyor. Benzer ifadeleri Hz. İbrahim de kullanıyor.19

Günahlar Karşısında Muhasebe ve Teyakkuz

Mümin, Allah tarafından affedileceği ümidi içinde yaşasa da işlediği günahlardan ötürü kendini asla affetmemelidir. Günahını her hatırladığında, “Allah’a karşı böyle bir münasebetsizliği nasıl yaptım, bir mümine böyle bir günah yaraşır mıydı!” demeli ve her bir günahı karşısında derin bir pişmanlık ve ızdırap duymalıdır. Kişinin, “Allah beni affetse bile ben kendimi affedemiyorum!” diyebilmesi vicdan duruluğunu gösterir. Bir başkasının durumu söz konusu olduğunda ise onu ümitsizliğe sevk edecek mülahazalardan uzak durmalı, kimsenin kuvve-i maneviyesini kırmamalıyız. Bununla beraber tekrar vurgulamak gerekirse kul, en küçük bir sürçmede bile nefsiyle hesaplaşmasını bilmelidir. Böyle bir tavır, kulluğun gerektirdiği sadakat ve samimiyetin ifadesidir.Allah Teâlâ; bir taraftan kullarını günaha karşı uyarıyor, günahları bütün çirkinliğiyle gözler önüne sererek onları ondan tiksindiriyor; diğer yandan da her şeye rağmen muktezayı beşeriyet (insanlığın gereği) olarak bu bataklığın içine düşmüş olanlara oradan çıkabilmeleri için, tabiri caizse, taktikler veriyor, arınma yollarını gösteriyor. Mesela bir âyet-i kerimede

şöyle buyuruyor: ِ اِنَّ الْحَسَ نَات وَ اَقِمِ الصَّ لٰوةَ طَرَفَىِ النَّهَارِ وَ زُلَفاً مِنَ الَّيْلِ ط

ذٰلِكَ ذِكْرٰ ى لِلذَّاكِر۪ ينَ

يُذْهِبْنَ السَّ يِّــٔاَتِ طGündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Zira böyle güzel işler

39