Bizi de Allah ve Resûlü’ne ciddi bir sadakatin ifadesi olan aynı şeylerle imtihan etseler, bilmem ki o imtihanı kazanır mıyız? Deseler: Resûlullah hanenize gelecek, şereflendirecek. Acaba mü’minler, O’nun gelmesini istemeyen kızları, hanımları, babaları veya oğulları varsa, onları evlerinden temizleyip, hanelerini Resûlulah’ın teşriflerine hazırlarlar mı?
Eğer, evlerini önceden temizleyip Resûlullah’ın teşriflerine hazırlamışlarsa, onlar sadıklardandırlar. Sadakatlarını ifade etmişler demektir. İslâm’ın, Kur’ân’ın ve Allah’ın rızası uğrunda sizden istenenleri yerine getiriyorsanız, siz de sadıksınız demektir. Aksi halde sadakattan uzaksınız demektir. Hainlik veya hiyanet içindesiniz diyemiyorum. Çünkü kâlbde burkuntu yapar. Ama mefhum-u muhalifi odur.
MÜ’MİN İSLÂM’LA BİRLİKTE GÜLER
Mü’minin sadakatı, kendi haz ve zevklerini Allah’ın ve Resûlü’nun memnun olacağı amellerin üstünde tutmayacak kadar derin ve köklü olmalıdır. Mü’minin yüzü İslâm’la birlikte güler, yine O’nunla birlikte ağlar. Ashab Efendilerimiz, Resûl-ü Ekrem’in yüzüne bakıyorlar, O’nun yüzünde ızdırab ve işmizaz varsa ağlıyorlar, tebessüm varsa tebessüm ediyorlardı.