İçeriğe geç

Önümüzdeki asrı derli toplu karşılamaya çalışsak da henüz yirminci asrın tezatlarından, dengesizliklerinden ve bunların getirdiği sıkıntılardan sıyrılmış sayılmayız. Evet, onca gayrete rağmen henüz istikrara, emniyete, iç huzura ve iç barışa ulaşmış değiliz. Bunca yıldır üzerinde durduğumuz halde, hâlâ ciddî bir eğitim politikamızın var olduğu söylenemez. İlimde, teknolojide, sanayide çok kötümser olmasak da durumumuzun iç açıcı olmadığı meydanda.. ahlâkta, edebiyatta, güzel sanatlarda hatta hukuk ve idarede, mazideki değerleri koruyamadığımız gibi, onların ruh dünyamızla çatışmayan yenilerini bulup buluşturup yerlerine koyamamışızdır. Bu durum ister karşı tarafın amansızlığına ve imansızlığına verilsin, ister bizdeki idarecilerin yetersizliğine; olup bitenler bir fiyaskodur ve tarihimizin ayıp hanesine kaydedilecektir.

Bilmem ki, çağ değişimi bunalımlarına denk şu yığın yığın buhranlarımız, buhranlarımızdan kaynaklanan kuşkularımız, tereddütlerimiz ve huzursuzluklarımız, ilim ve teknolojinin her derde derman olduğunu vehmedenlere hiçbir şey anlatmıyor mu!?

Kudreti Sonsuz tarafından yaratılıp sahneye konmuş vak’aları tespit etmekten öte bir işe yaramayan bilim –bilhassa “bilim” tabirini kullanıyorum– insanın beden ve cismaniyetine ait bir kısım sıkıntıları giderip yine bir kısım yaşama zorluklarını bertaraf eden teknoloji hiçbir zaman bizim gerçek beklentilerimize cevap vermedi, veremezdi de ve vereceğe de benzemiyor.

79