İçeriğe geç

Binaenaleyh bu gibi darb-ı meseller bize hep mâziden intikal edegelmişlerdir. Biz bunlarla teşbih, temsil kastetmesek bile bazen bunlarda teşbih ve temsil mânâları da gözetilmiş olabilir. Arz edilen bu iki misalde ise hem teşbih hem de temsil mânâsı vardır. En azından biz öyle anlarız. Edebiyat ve dil açısından ele alındığında, mesel ve temsil, bir hakikatin bir hakikate veya hakikatin hayale ya da meşhur bir mesele misalî surette tatbik edilip benzetilmesine denir.

Şimdi, mesel hakkında kısaca bunları kaydettikten sonra âyetlerin müfredat mânâlarına geçebiliriz.

[1] Bkz.: Bakara sûresi, 2/6, 261; Hûd sûresi, 11/24; İbrahim sûresi, 14/18; Cum’a sûresi, 62/5; Yûnus sûresi, 10/24; Kehf sûresi, 18/32 vd.

338