İçeriğe geç

İşte, maddecilerle aramızdaki en bariz farklılık da burada ortaya çıkar. Maddeciler güya tecrübe ve müşâhedeye dayanarak, maddenin, her şeyin esası, hareket ve şekillenmesinin de kendinden olduğunu iddia ederler. Bizse, yine ilim, fen ve müşâhedeye dayanarak, maddenin kör, âtıl, şuursuz bir mevcut olduğunu, hareket ve değişik terkipler içindeki hizmet ve gücünü varlığı kendinden, her şeyi ilim ve kudretiyle idare eden bir Zât’tan (celle celâluhu) aldığına inanırız. Günümüzdeki temsilcileriyle beraber bütün materyalistler tamamen dogmatisttirler. Henüz ispat edilememiş ve bedihî olmayan şeyleri, ispat edilmiş ilmî meseleler gibi gösterir ve göz boyamaya çalışırlar. Hıristiyanlık’taki dogmatizme başkaldırarak her şeyi inkâr eden maddeciler neticede bir başka yoldan aynı girdaba kapıldı ve aynı gayyalara sürüklendiler.

Materyalistlerin, bin bir tantana ile ilân ettikleri esasların hemen hepsi de bir kısım fasit kıyas ve yakıştırmalara dayanmaktadır.

Varın yok, yokun var olması iddiası da yine onların bu yakıştırmalarından biridir. Bir gün ilim adamları onların bu iddialarını da iki kere iki dört eder kat’iyetinde ispat etseler; onlar, inkâra esas teşkil edebilecek yeni yeni iddialar üreteceklerdir.

1Yâsîn sûresi, 36/36.

2Bkz.: Hicr sûresi, 15/8.

3Bediüzzaman, Mektubat s.697.

4“Arz üzerinde bulunan herkes fânidir.” (Rahmân sûresi, 55/26)

230