İçeriğe geç
Sözler

ehadiyet dairesine kadar seyahat ettirecektir. İşte şu temsil ile Mirac’ın yüce hikmetlerine bir derece bakabilirsin.

Şimdi dinleme makamında olan inkârcıya bakıp kalbini dinleyeceğiz, ne hale geldiğini göreceğiz. İşte farz edelim ki, kalbi şöyle diyor: “Ben inanmaya başladım, fakat meseleyi iyi anlayamıyorum. Cevap bulamadığım üç mühim soru daha var.

Birincisi: Şu büyük Mirac niçin Muhammed-i Arabî’ye (aleyhissalâtü vesselam) mahsustur?

İkincisi: O zât hakkında niçin ‘Kâinatın çekirdeğidir, kâinat onun nurundan yaratılmıştır ve o, kâinatın en son, en nurlu meyvesidir.’ diyorsunuz? Bu ne demektir?

Üçüncüsü: Önceki beyanlarınızda diyorsunuz ki, o zât (aleyhissalâtü vesselam) yüce âlemlere, şu yeryüzündeki eserlerin makinelerini, tezgâhlarını ve neticelerinin mahzenlerini görmek için yükselmiştir. Bunun mânâsı nedir?”

Cevap: Şu birinci sorunuzun cevabı, otuz üç adet Söz’de etraflıca izah edilmiştir. Yalnız burada Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) kemâlâtına, peygamberliğinin delillerine ve o büyük Mirac’a en lâyık zâtın o olduğuna dair kısa işaretler türünden bir özet sunuyoruz. Şöyle ki:

İlk olarak: Pek çok tahrife maruz kaldıkları halde Tevrat, İncil, Zebur gibi mukaddes kitaplardan, şu zamanda dahi Hüseyin-i Cisrî gibi bir muhakkik, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğine dair yüz müjdeli işareti çıkarıp Risale-i Hamîdiye’de göstermiştir.

İkincisi: Şık ve Satîh gibi iki meşhur kâhinin, vahiy gelmeden kısa süre önce Allah Resûlü’nün (aleyhissalâtü vesselam) nübüvvetine ve ahirzaman peygamberinin o olduğuna dair tarihçe sabit olan beyanları gibi pek çok müjde sahih bir şekilde tarihlerde nakledilmiştir.

Üçüncüsü: Hazreti Peygamber’in (aleyhissalâtü vesselam) doğduğu gece Kâbe’deki putların düşmesi, İran’da Kisra’nın meşhur sarayı Eyvân’ın çatlaması gibi “irhâsat” denilen yüzlerce harika hadise tarihçe meşhurdur.

700