• İkincisi: Mirac’ın hakikati nedir?
• Üçüncüsü: Mirac’ın hikmeti nedir?
• Dördüncüsü: Mirac’ın neticeleri ve faydaları nelerdir?
Birinci Esas
Mirac’ın lüzumlu olmasının sırrı
Mesela deniliyor ki: “Cenâb-ı Hak أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ dir. Yani her şeye her şeyden, o şeyin kendisinden bile daha yakındır. Cisimden ve mekândan münezzehtir. Her veli, kalben O’nunla görüşebilir. Şu halde neden Hazreti Peygamber’in (aleyhissalâtü vesselam) velayeti, her velinin kendi kalbinde muvaffak olduğu münacâta, Mirac gibi uzun bir seyahatin neticesinde erişebilmiştir?”
Cevap: Bu anlaşılması zor sırrı iki temsil ile kavrayışımıza yaklaştıracağız. On İkinci Söz’de geçen, Kur’an’ın mucizelik sırları ve Mirac hakkındaki şu iki temsili dinle:
Birinci Temsil
Bir sultanın iki çeşit konuşması, sohbeti, görüşmesi; iki tarzda hitabı ve iltifatı vardır. Biri basit bir memuruyla küçük bir iş için belli bir ihtiyaca dair hususi bir telefonla görüşmesidir. Diğeri yüce saltanatının unvanıyla, büyük hilâfetinin ve geniş hâkimiyetinin namıyla, emirlerini ilan etmesi için o işle vazifeli bir elçisi veya o emirle münasebetli büyük bir memuru vasıtasıyla konuşmasıdır; haşmetini gösteren yüce bir fermanla hitabıdır.
İşte –وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْأَعْلٰى –şu temsildeki gibi, kâinatın Hâlık’ının, mülk ve melekût âlemlerinin Mâlik’inin, ezel ve ebed Hâkim’inin de iki tarzda konuşması, sohbeti, iltifatı vardır. Biri hususi, diğeri ise herkese hitap eden umumi bir tarzdadır. İşte Mirac, Velayet-i Ahmediye’nin (aleyhissalâtü vesselam) bütün velayetlerin üstünde bir kuşatıcılık ve yücelikle açığa çıkmasıdır ki, kâinatın Rabbi ve bütün varlıkların Hâlık’ı unvanıyla Cenâb-ı Hakk’ın sohbetiyle ve O’na münacâtla şereflenmektir.
Dipnotlar
- “İnsana şahdamarından daha yakın” (Kaf sûresi, 50/16).
- Bkz. İsrâ sûresi, 17/43; Enbiyâ sûresi, 21/22.
- Bkz. el-Cürcânî, et-Ta’rîfât 1/76.
- “En yüce sıfatlar Allah’ındır.” (Nahl sûresi, 16/60).