Kur’an ise hakikati bu olan dünyayı, kendisine bakan yönüyle,
اَلْقَارِعَةُ مَا الْقَارِعَةُ
إِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ
وَالطُّورِ وَكِتَابٍ مَسْطُور
ayetleriyle pamuk gibi hallaç eder, dağıtır.
أَوَلَمْ يَنْظُرُوا فِي مَلَكُوتِ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ
أَفَلَمْ يَنْظُرُوا إِلَى السَّمٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا
أَوَلَمْ يَرَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا
gibi beyanlarıyla o dünyaya şeffaflık verir ve bulanıklığını yok eder.
اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ
وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيٓا إِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌ
gibi nur saçan hakikatleriyle dünyanın o katılığını eritir.
إِذَا السَّمٓاءُ انْشَقَّتْ veإِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ veإِذَا السَّمٓاءُ انْفَطَرَتْ ve
وَنُفِخَ فِي الصُّورِۚ فَصَعِقَ مَ نْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي ا لْأَرْضِ إِلَّا مَنْ شٓاءَ اللّٰهُ
gibi ölümü hatırlatan ifadeleriyle dünyanın ebedî olduğu zannını paramparça eder.
Dipnotlar
- “Kâria, nedir o kâria?” (Kâria sûresi, 101/1-2)
- “O gerçek olan kıyamet gerçekleşince neler olacak neler!” (Vâkıa sûresi, 56/1)
- “Tur’a (o Dağa), yazılmış o Kitaba.” (Tûr sûresi, 52/1-2)
- “Hiç düşünmezler mi göklerin ve yerin hükümranlığını, o muazzam saltanatı?” (A’râf sûresi, 7/185)
- “Hiç üzerlerindeki göğe bakmazlar mı? Bakıp da Bizim onu nasıl sağlamca bina edip süslediğimizi düşünmezler mi?” (Kaf sûresi, 50/6)
- “Hakkı inkâr edenler görüp bilmediler mi ki, göklerle yer bitişik (bir bütün) idi...” (Enbiyâ sûresi, 21/30)
- “Allah göklerin ve yerin nurudur.” (Nûr sûresi, 24/35)
- “Dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir.” (En’âm sûresi, 6/32)
- “Gök yarıldığı zaman.” (İnfitâr sûresi, 82/1)
- “Güneş dürülüp ışığı söndüğü zaman.” (Tekvir sûresi, 81/1)
- “Gök yarıldığı zaman...” (İnşikak sûresi, 84/1)
- “Sûra üflenir; Allah’ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde kim varsa çarpılıp cansız yere düşer.” (Zümer sûresi, 39/68)