getirir. Hem örnek verdiğimiz ayetlerin birçoğu, o işaretlerin büyük kısmına da misaldir. Biz yalnız her ayetten birer işaret göstereceğiz. Örnek vereceğimiz ayetlerden, önceki Söz’lerde bahsi geçenlerin yalnız mealine hafifçe işarette bulunacağız.
Birinci Cezalet Meziyeti
Kur’an-ı Hakîm, mucizeli beyanlarıyla Sâni-i Zülcelâl’in icraatını ve eserlerini göz önüne serer. Sonra o icraat ve eserlerdeki ilahî isimleri meydana çıkarır, gösterir veya haşir ve tevhid gibi asıl maksatlarından birini ispat eder. Birinci mânânın örneklerinden biri,
هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ اسْتَوٰٓى إِلَى السَّمٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
ayetidir.
İkinci mânâya ise
أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ مِهَادًا وَالْجِبَالَ أَوْتَادًا وَخَلَقْنَاكُمْ أَزْوَاجًا... الخ
ayetleri
إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ مِيقَاتًا ayetine kadar örnektir...
Birinci ayet, Cenâb-ı Hakk’ın eserlerini göz önüne serer. Bir neticenin, mühim bir maksadın girişi gibi, O’nun ilim ve kudretine, gayeleri ve nizamıyla şahitlik eden en büyük eserleri gösterir. “Alîm” isminin kâinattaki tecellisini bildirir. İkinci ayette ise Birinci Şûle’nin Birinci Şua’ının Üçüncü Nokta’sında bir derece izah edildiği gibi, Cenâb-ı Hakk’ın büyük icraatını, muazzam eserlerini bildirerek iyinin kötüden ayrıldığı, hesabın görüldüğü haşri netice olarak zikreder.
Dipnotlar
- Cezalet: Söylenişinde tatlılık bulunan, aynı zamanda heybet, ululuk, korkutma, yıldırma ifade etmeye uygun kelimelerden oluşan beyan.
- “O’dur ki yeryüzünde bulunan her şeyi sizin için yarattı. Sonra iradesi yukarıya yönelip orayı da yedi gök halinde sağlamca nizama koydu. O her şeyi hakkıyla bilir.” (Bakara sûresi, 2/29)
- “Biz yeri bir döşek yapmadık mı? Dağları da arzı tutan birer destek yapmadık mı? Hem sizi çift yarattık.” (Nebe sûresi, 78/6-8)
- “Evet, o karar günü, vakti kesin olarak belirlenmiş bir gündür.” (Nebe sûresi, 78/17)