İçeriğe geç
Sözler

Dünyanın iki, belki üç yüzü var: Biri, Cenâb-ı Hakk’ın isimlerinin aynalarıdır. Diğeri ahirete bakar, onun tarlasıdır. Sonuncusu fâniliğe, yokluğa bakar. Bizim bildiğimiz, Cenâb-ı Hakk’ın rızasına uygun olmayan, dalâlet ehlinin dünyasıdır. Demek hadis, esmâ-i hüsnânın aynası, Samed Yaratıcının bir mektubu ve ahiretin tarlası olan koca dünyanın değil, aksine bütün hataların, belâların kaynağı olan, dünyaperestlerin dünyasının, ahiret âleminde müminlere verilecek daimî nimetlerin bir zerresine bile denk olamayacağına işarettir.

İşte şu en doğru ve ciddi hakikat nerede, insafsız dinsizlerin anladıkları, mübalâğa ve aldatma zannettikleri mânâ nerede!

Hem mesela: İnsafsız inkârcıların mübalâğa zannettikleri, hatta akıl dışı bir mübalağa ve aldatma saydıkları şeylerden biri de, amellerin sevabına ve bazı surelerin faziletlerine dair hadis-i şeriflerdir. Mesela, Fâtiha’nın Kur’an kadar sevabı bulunduğuna, İhlâs sûresinin Kur’an’ın üçte biri, Zilzal ve Kâfirûn sûrelerinin Kur’an’ın dörtte biri, Yâsin sûresinin on Kur’an kadar olduğuna dair rivayetler vardır. İşte insafsız ve dikkatsiz insanlar demişler ki: “Bu imkânsızdır. Çünkü Yâsin ve öteki faziletli sûreler zaten Kur’an’ın içindedir. Bu yüzden böyle bir şey mânâsız olur.”

Cevap: O rivayetlerin hakikati şudur: Kur’an-ı Hakîm’in her bir harfinin bir sevabı var. Cenâb-ı Hakk’ın lütfu ile o harflerin sevabı sümbüllenir, bazen on, bazen yetmiş, bazen yedi yüz (Âyetü’l-Kürsî’nin harfleri gibi), bazen bin beş yüz (İhlâs sûresinin harfleri gibi), bazen on bin (Berat gecesinde ve makbul vakitlerde okunanlar gibi), bazen de haşhaş tohumunun çokluğu misali otuz bin verir (Kadir Gecesi’nde okunan ayetler gibi). Ve “O gece bin aydan daha hayırlıdır” ayetinin

420