yetmiş bine yakın perdeden her birinin kalkması ölçüsünde hitaba mazhar olabilir.
İşte bir padişahın yüce saltanatının şanıyla çıkan fermanı, sıradan bir adamla basitçe konuşmasından ne kadar yüksekse ve gökteki güneşin ışığından, bereketinden istifade, aynadaki yansımasından istifade etmekten ne derece çok ve üstünse; Kur’an-ı Azîmüşşan da bütün sözlerin ve kitapların o ölçüde üstündedir. Kur’an’dan sonra ikinci derecede mukaddes kitapların ve semavî suhufun, mertebeleri ölçüsünde üstünlükleri vardır. Onlar da o üstünlük sırrından hissedardır. Eğer cinlerin ve insanların Kur’an’dan süzülüp gelmiş olmayan bütün güzel sözleri toplansa, yine Kur’an’ın kutsî mertebesine yetişemez, ona benzeyemez.
Eğer Kur’an’ın ism-i âzamdan ve her ismin en yüce mertebesinden geldiğini bir parça anlamak istersen:
Âyetü’l-Kürsî,
وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ ayeti,
قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ ayeti,
يُغْشِي اللَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَثِيثًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِأَمْرِهِ ayeti, يٓا أَرْضُ ابْلَعِي مَاءَكِ وَيَا سَمٓاءُ أَقْلِعِي ayeti,
Dipnotlar
- Arada yetmiş bine yakın perde olduğuna dair Bkz. Ebû Ya’lâ, el-Müsned 13/520; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat 6/278, 8/382; er-Rûyânî, el-Müsned 2/212; İbn Ebî Âsım, es-Sünne 2/367; et-Taberî, Câmi’u’l-Beyân 16/95; el-Heysemî, Mecmeu’z-zevâid 1/79. Ayrıca bu perdeler olmasa, Cenâb-ı Hakk’ın azametinden her şeyin mahvolacağına dair Bkz. Müslim, îmân 293; İbn Mâce, mukaddime 13; Müsned 4/405.
- “Allah o ilahtır ki kendisinden başka ilah yoktur. Hayy (her zaman var olan, diri, ezelî ve ebedî hayat sahibi) O’dur, Kayyûm (kendi zâtı ile var olup zeval bulmayan ve bütün varlıkları varlıkta tutup onları yöneten) O’dur. Kendisini ne bir uyuklama ne uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat etmek kimin haddine? Yarattığı mahlûkların önünde ardında ne var, hepsini bilir. Mahlûklar ise O’nun dilediğinden başka, ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na ağır gelmez, O öyle Yüce, öyle Büyüktür.” (Bakara sûresi, 2/255)
- “Görünmeyen gayb âleminin anahtarları O’nun katındadır.” (En’âm sûresi, 6/59).
- “De ki: Ey mülk ve hâkimiyet sahibi Allahım!” (Âl-i İmran sûresi, 3/26)
- “O Allah ki geceyi, durmadan onu kovalayan gündüze bürür. Güneş, ay ve bütün yıldızlar hep O’nun buyruğu ile hareket eder.” (A’râf sûresi, 7/54)
- “Ey yer, suyunu yut ve sen ey gök, suyunu tut!” (Hûd sûresi, 11/44)