İçeriğe geç

Cevap: Kur’an-ı Hakîm’e hizmet, beni siyaset dünyasından şiddetli bir şekilde men etti. Hatta onu düşünmeyi de bana unutturdu. Yoksa bütün hayatım şahittir ki, hak gördüğüm yolda gitmeye karşı korku, elimi tutup beni men edememiş ve edemiyor.

Hem neden korkum olacak? Dünya ile, ecelimden başka bir alâkam yok.. çoluk çocuğumu düşüneceğim yok.. malımı düşüneceğim yok.. ailemin şerefini düşüneceğim yok… Riyakâr bir yalancı şöhretten ibaret olan dünyanın şan ve şerefini korumaya değil, onun kırılmasına yardım edene rahmet!.. Kaldı ecelim… O da Hâlık-ı Zülcelâl’in elindedir. Kimin haddi var ki, vakti gelmeden ona ilişsin. Zaten izzetle ölümü, zilletle hayata tercih edenlerdeniz. Eski Said gibi biri şöyle demiş:

وَنَحْنُ أُنَاسٌ لَا تَوَسُّطَ بَيْنَنَا لَنَا الصَّدْرُ دُونَ الْعَالَمِينَ أَوِ الْقَبْرُ

Kur’an hizmeti, beni toplumdaki hadiseleri ve siyaseti düşünmekten men ediyor. Şöyle ki:

İnsanın hayatı bir yolculuktur. Kur’an’ın nuruyla gördüm ki, şu zamanda o yol bir bataklığa girdi. Pis ve kötü kokulu bir çamur içinde insan kafileleri düşe kalka gidiyor. Bir kısmı, selametli bir yolda gider. Bir kısmı, çamurdan, bataklıktan mümkün olduğu kadar kurtulmak için bazı vasıtalar bulmuş. Çoğunluğu oluşturan kısım ise o pis kokulu, çamurlu bataklık içinde, karanlıkta gidiyor. Yüzde yirmisi sarhoşluk sebebiyle o pis çamuru misk ü amber zannederek yüzüne gözüne bulaştırıyor, boğulana kadar düşe kalka yürüyor. Yüzde sekseni ise bataklığı anlıyor; pis kokulu, çirkin olduğunu hissediyor fakat şaşkınlığından selametli yolu göremiyor.

İşte buna karşı iki çare var:

Birincisi: Topuz ile o sarhoş olan yüzde yirmiyi ayıltmaktır.

İkincisi: Bir nurla şaşkınlara selamet yolunu göstermektir.

Ben bakıyorum ki, yirmiye karşılık seksen adam elinde topuz tutuyor. Fakat o biçare ve şaşkın olan yüzde seksene karşı hakkıyla nur gösterilmiyor. Gösterilse de gösterenin bir elinde sopa bir elinde nur olduğu için güven vermiyor. Şaşkın adam, “Acaba nurla beni kendilerine çekip topuzla dövmek mi istiyorlar?” diye telaş ediyor. Bazen de arızalarla topuz kırıldığı vakit nur da dağılıyor veya sönüyor.

67