İçeriğe geç

velâyetle açığa çıkmasıyla mümkinâtın varlığı o derece aşağı düşer ki, o meşrepteki birinin gözünde hayal ve yokluktan başka makamları kalmaz, o insan âdeta Vâcibü’l Vücûd hesabına kâinatı inkâr eder.

Fakat bu meşrebin tehlikeleri var. Birincisi şudur: İmanın şartı altıdır. Allah’a imandan başka, ahiret gününe iman gibi esaslar var. Bunlar ise mümkinâtın varlığını ister. O sağlam iman esasları hayal üstüne bina edilmez. Bunun için o meşrepteki kimsenin, istiğrak ve sekir âleminden yani ilahî aşkla kendinden geçtiği manevî sarhoşluk halinden âlem-i sahve girdiği yani kendine geldiği vakit meşrebini yanına almaması gerekir. Ve o meşrep gereğince amel etmemesi lâzımdır. Hem kalbe, hale ve zevke ait olan bu meşrebi akla, söze ve ilme ait bir surete çevirmemelidir. Çünkü Kitap ve Sünnet’ten gelen akla ait kanunlar, ilmî düsturlar ve kelâm usulü o meşrebi kaldıramıyor, onun uygulanması mümkün olamıyor. Bu yüzden raşit halifelerde, müçtehit imamlarda ve selef-i sâlihînin büyüklerinde o meşrep açıkça görünmüyor. Demek, en yüce meşrep değil. Belki yüksek, fakat noksan. Çok mühim fakat çok tehlikeli, çok ağır fakat çok zevklidir. Bu zevk için ona girenler çıkmak istemiyor, kendi manevî zevklerini düşünerek onu en yüksek mertebe zannediyorlar. O meşrebin esasını ve mahiyetini Nokta Risalesi’nde, bazı Sözlerde ve Mektubat’ta bir derece ifade ettiğimizden, onlarla yetinerek burada o mühim meşrebin mühim bir tehlikesini söyleyeceğiz. Şöyle ki:

O meşrep sebepler dairesinden geçip Allah’tan başka her şeyi terk sırrıyla mümkinâttan alâkasını kesen havas tabakanın en seçkinlerinin mutlak istiğrak halinde mazhar olduğu salih bir meşreptir. O meşrebi sebepler içinde boğulanlara, dünyaya âşık olanlara ve maddî felsefe ile tabiata saplananlara ilmî bir surette telkin etmek, onları tabiat ve maddede boğmak ve İslam hakikatinden uzaklaştırmaktır. Çünkü dünyaya âşık ve sebepler dairesine bağlı bir nazar, bu fâni dünyaya bir tür bekâ vermek ister. O dünya sevgilisini elinden kaçırmak istemez. Vahdet-i vücûd bahanesiyle onun bâki bir varlık olduğunu vehmeder, sevgilisi olan dünya hesabına ve bekâyı, ebediyeti ona tam mal etmesinden dolayı onu mabud derecesine çıkarır –Allah korusun– Allah’ı inkâr etme tehlikesine yol açar.

570