İçeriğe geç

Çünkü hazine kapalıdır, fakat bir anahtar çok hazineyi açabilir. Zannederim ki, ilimden gelen enaniyeti fazla olan zâtlar da şunu anladılar:

Neşredilen Sözler, Kur’an hakikatlerinin birer anahtarı ve o hakikatleri inkâr etmeye çalışanların başına inen birer elmas kılıçtır. Fazilet sahibi, kâmil ve ilimden gelen kuvvetli bir enaniyet taşıyan o zâtlar bilsin ki, bana değil Kur’an-ı Hakîm’e talebe oluyorlar. Ben de onların bir ders arkadaşıyım.

Haydi, farz-ı muhal ben üstadlık dava etsem, madem şimdi avamdan havas tabakaya kadar müminleri düştükleri vehim ve şüphelerden kurtarmanın çaresini bulduk; o âlimler ya daha kolay bir çare bulsun ya da bu çareyi gerekli görüp ders versin, ona taraftar olsunlar. İlmini kötü gayeler ve çıkarları için kullanan âlimler hakkında büyük bir tehdit var. Bu zamanda ilim ehli çok dikkat etmeli!

Haydi diyelim ki, düşmanlarımızın zannettiği gibi ben, benlik hesabına böyle bir hizmette bulunuyorum. Acaba dünyevî ve milli bir maksat için pek çok kişi enaniyeti terk edip tam bir sadakatle firavun meşrep bir adamın etrafına toplanarak sağlam bir dayanışmayla iş gördükleri halde.. bu kardeşinizin, kendi enaniyetini gizlemekle beraber –o dünyevî komitenin onbaşıları gibi enaniyeti terk ederek– Kur’an hakikatleri etrafında bir dayanışmayı sizden istemeye hakkı yok mudur? Sizin en büyük âlimleriniz de ona “Lebbeyk” dememekte haksız değiller midir?

Kardeşlerim, enaniyetin işimizde en tehlikeli tarafı kıskançlıktır. Eğer sırf Allah için olmazsa kıskançlık işimize müdahale eder, onu bozar. Nasıl ki bir insanın bir eli diğerini kıskanmaz, gözü kulağına haset etmez ve kalbi aklıyla rakip olmaz. Aynen öyle de, bu heyetimizin şahs-ı manevîsinde her biriniz bir duygu, bir âzâ hükmündesiniz. Birbirinizle rekabet değil, aksine, birbirinizin meziyetiyle iftihar etmek, ondan hoşlanmak vicdani bir vazifenizdir.

Bir şey daha kaldı, en tehlikelisi de odur ki: İçinizde ve dostlarınızda bu fakir kardeşinize karşı bir kıskançlık damarının bulunmasıdır. Aranızda mühim ilim ehli de var. İlim ehlinin bir kısmında, ilimden kaynaklanan bir enaniyet bulunur. Kendisi mütevazı da olsa o yönden enaniyetlidir. Enaniyetini çabuk bırakmaz. Kalbi, aklı ne kadar yapışsa

542