silsilesi gibi kuvvetli, zerreler gibi sayısız iman ve İslam delillerini göstererek sonsuz, kesin bir inanç ve iman kuvveti verir.
Hatta bazen Şah-ı Nakşibend’in evradını okurken şehadet getirdiğim vakit, عَلٰى ذٰلِكَ نَحْيَا وَعَلَيْهِ نَمُوتُ وَعَلَيْهِ نُبْعَثُ غَدًا dediğimde, sonsuz bir taraf olma duygusu hissediyorum. Eğer bütün dünya bana verilse, bir iman hakikatini feda edemeyecek bir hale bürünüyorum. Bir hakikatin aksini bir dakika farz etmek, bana gayet elemli geliyor. Bütün dünya benim olsa bir tek iman hakikatinin ortaya çıkması için her şeyimi vermeme nefsim tereddütsüz itaat ediyor.
اٰمَنَّا اَللّٰهُمَّ بِمَا أَرْسَلْتَ مِنْ رَسُولٍ، وَاٰمَنَّا اللّٰهُمَّ بِمَا أَنْزَلْتَ مِنْ كِتَابٍ، فَصَدَّقْنَا
dediğim zaman sınırsız bir iman kuvveti hissediyorum. İman hakikatlerinin her birinin aksini aklen imkânsız kabul ediyor, dalâlet ehlini sonsuz ahmak ve divane görüyorum.
Anne ve babana pek çok selam ve hürmetlerimi arz ederim. Onlar da bana dua etsinler. Sen benim kardeşim olduğun için onlar da benim peder ve validem hükmündedir. Köyünüze de, bilhassa senden Sözler’i işitenlerin hepsine selam ediyorum.
اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي
Said Nursî
Dipnotlar
- İman hakikatleri üzere yaşar, onlara inanmış olarak ölür ve yine o inanç üzere diriliriz. (Bkz. el-Gümüşhânevî, Mecmûatü’l-Ahzâb [Evrâd-ı Nakşibendî] s. 7)
- Allahım! Hem gönderdiğin resûle iman ettik hem de indirdiğin kitaba inanıp gönülden tasdik ettik. (Bkz. el-Gümüşhânevî, Mecmûatü’l-Ahzâb [Evrâd-ı Nakşibendî] s. 8)
- Kendinden başka her şeyin fâni olduğu gerçek Bâki, Allah’tır.