Dördüncü Risale Olan Dördüncü Mesele
بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ، وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪
Kardeşlerimin uyanmalarına vesile olacak küçük bir
hadiseye dair bir soruya cevaptır.
Aziz kardeşlerim,
Soruyorsunuz: “Cami-i şerifinize cuma gecesi, sebepsiz yere,
mübarek bir misafirin geldiği sırada tecavüz edilmiş. Bu hadisenin mahiyeti nedir? Neden sana ilişiyorlar?”
Cevap: Dört Nokta’yı mecburen Eski Said lisanıyla söyleyeceğim. Belki kardeşlerimin uyanmasına vesile olur, siz de cevabınızı alırsınız.
Birinci Nokta: O hadise kanun dışı, sırf keyfî, dinsizlik hesabına, cuma gecesi kalbimize telaş, cemaate ümitsizlik ve usanç vermek, beni misafirlerle görüştürmemek için şeytanın bir hilesi ve münafıkça bir saldırıdır; mahiyeti budur. Tuhaftır ki, o geceden önceki perşembe günü gezmek için bir tarafa gitmiştim. Dönüşte, âdeta iki yılan birbirine eklenmiş gibi uzunca siyah bir yılan sol tarafımdan geldi, benimle arkadaşımın ortasından geçti. Arkadaşıma, o yılandan dehşet hissedip korktun mu, diye sordum:
— Gördün mü?
— Neyi?
— Şu dehşetli yılanı!
— Yok görmedim, göremiyorum.
— Fesübhanallah, dedim, bu kadar büyük bir yılan ikimizin ortasından geçtiği halde nasıl görmedin?
O vakit hatırıma bir şey gelmedi, fakat sonra kalbime şu mânâ geldi: “Bu sana işarettir, dikkat et!” Düşündüm ki o, geceleri gördüğüm yılanlar gibidir. Yani ne vakit bir memur yanıma ihanet niyetiyle gelse, onu
Dipnotlar
- Her türlü noksan sıfattan uzak Allah’ın adıyla.
- “Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile beraber tesbih (tenzih) ediyor olmasın.” (İsrâ sûresi, 17/44)