tecellisine erişme vesilesi olan aşk ise Züleyhâ’nın Hazreti Yusuf’a (aleyhisselam) karşı hissidir. Demek, Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan, Hazreti Yakub’un (aleyhisselam) hislerini Züleyhâ’nınkinden ne derece yüksek göstermişse, şefkat de aşktan o derece yüksek görünüyor.
Üstadım İmam Rabbanî, mecazî aşkı peygamberlik makamına pek uygun görmediği için şöyle demiş: “Hazreti Yusuf’un güzelliği, ahirete ait güzelliklerden olduğu için ona duyulan sevgi mecazî aşklar gibi değildir ki kusur olsun.”
Ben de derim ki:
Ey Üstad! Bu biraz zoraki bir tevildir. Hakikat şu olmalıdır: O, aşk değil, belki aşktan yüz defa daha parlak, daha geniş, daha yüksek olan bir şefkat mertebesidir.
• Evet, şefkat her çeşidiyle latif ve nezihtir. Aşkın ve muhabbetin ise pek çok türüne tenezzül edilmiyor.
• Hem şefkat pek geniştir. Bir zât, şefkat gösterdiği evladı münasebetiyle şefkatini bütün yavrulara, hatta canlılara yöneltebilir ve Rahîm isminin kuşatıcılığına bir tür ayna olur. Halbuki âşık, bakışını sadece sevgilisine yöneltip her şeyi ona feda eder yahut onu yüceltmek, övmek için başkalarını küçük gösterir, mânen kötüler ve hürmetlerini kırar. Mesela biri şöyle demiş: “Güneş sevgilimin güzelliğini görüp utanıyor, onu görmemek için bulut perdesini başına çekiyor.” Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz ism-i âzamın nurlu bir sayfası olan güneşi böyle utandırıyorsun?
• Hem şefkat hâlistir, bedel istemiyor; saf ve karşılıksızdır. En basit mertebede olan hayvanların yavrularına gösterdikleri fedakârca, karşılıksız şefkat buna delildir. Halbuki aşk ücret ister, karşılık talep eder. Aşkın ağlamaları bir bakıma taleptir, bir karşılık beklemedir.
Demek, Kur’an sûrelerinin en parlağı Yusuf sûresinin en parlak nuru olan Hazreti Yakub’un (aleyhisselam) şefkati, Rahman ve Rahîm isimlerini gösterir, şefkat yolunun rahmet yolu olduğunu bildirir ve o şefkat elemine deva olarak da فَاللّٰهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ dedirtir.
اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي
Said Nursî
Dipnotlar
- İmâm Rabbânî, el-Mektûbât 3/134 (100. Mektup).
- “En iyi koruyan Allah’tır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yûsuf sûresi, 12/64)
- Kendinden başka her şeyin fâni olduğu gerçek Bâki, Allah’tır.