İçeriğe geç

gayeleri gösteren şu fıkralar Arapça olarak hatırıma geldi:

وَهٰذِهِ الْمَوْجُودَاتُ الْجَلِيَّةُ مَظَاهِرُ سَيَّالَةٌ وَمَرَايَا جَوَّالَةٌ لِتَجَدُّدِ تَجَلِّيَا تِ

أَنْوَارِ إِيجَادِه۪ سُبْحَانَهُ بِتَبَدُّلِ التَّعَيُّنَاتِ الْاِعْتِبَارِيَّةِ

أَوَّلًا: مَعَ اسْتِحْفَاظِ الْمَعَانِي الْجَمِيلَةِ وَالْهُوِيَّاتِ الْمِثَالِيَّةِ

وَثَانِيًا: مَعَ إِنْتَاجِ الْحَقَائِقِ الْغَيْبِيَّةِ وَالنُّسُوجِ اللَّوْحِيَّةِ

وَثَالِثًا: مَعَ نَشْرِ الثَّمَرَاتِ الْأُخْرَوِيَّةِ وَالْمَنَاظِرِ السَّرْمَدِيَّةِ

وَرَابِعًا: مَعَ إِعْلَانِ التَّسْبِيحَاتِ الرَّبَّانِيَّةِ وَإِظْهَارِ الْمُقْتَضَيَاتِ الْأَسْمَائِيَّةِ

وَخَامِسًا: لِظُهُورِ الشُّؤُونَاتِ السُّبْحَانِيَّةِ وَالْمَشَاهِدِ الْعِلْمِيَّةِ

İşte bu beş cümlede, bahsedeceğimiz işaretlerin esasları var. Evet, her bir varlığın –bilhassa canlıların– beş tabaka ayrı ayrı hikmetleri ve gayeleri bulunur. Nasıl ki, meyveli bir ağacın üst üste olan dalları meyve verir. Aynen öyle de, her bir canlının, beş tabakada çeşitli gayeleri ve hikmetleri vardır.

Ey fâni insan! Senin basit bir çekirdek hükmündeki kendi hakikatinin meyve veren bâki bir ağaca dönüşmesini ve Beş İşaret’te gösterilecek on tabaka meyveyi, on çeşit gayeyi kazanmak istersen hakiki imanı elde et! Yoksa bunların hepsinden mahrum kalmakla beraber, o çekirdeğin içinde sıkışıp çürüyeceksin.

Birinci İşaret

فَأَوَّلًا: بِتَبَدُّلِ التَّعَيُّنَاتِ الْإِعْتِبَارِيَّةِ مَعَ اسْتِحْفَاظِ الْمَعَانِي الْجَمِيلَةِ وَالْهُوِيَّاتِ الْمِثَالِيَّةِ

sözü ifade ediyor ki:

Bir varlık bu âlemden ayrılırken görünüşte kendisi hiçliğe, yokluğa gider, fakat ifade ettiği mânâlar bâki kalır, saklanır. Misalî hüviyeti, sureti ve mahiyeti de misal âleminde, misal âleminin numuneleri olan, her şeyin muhafaza edildiği manevî levhalarda ve onların örneği olan hafızalarda kalır. Demek, görünüşte bir varlığı kaybeder fakat yüzlerce manevî ve ilmî varlık kazanır.

Mesela, nasıl ki matbaada bir sayfanın basılmasını sağlayan harflere bir şekil verilir, o harfler düzenlenir ve sayfanın basılmasına

378