yaratılış kanunlarının toplandığı bir merkezdir. Meyvesinin ve neticesinin ise onun varoluş kaidelerinin bir fihristi hükmünde olduğunu görüyoruz.
Sonra o canlının dış ve iç yüzüne bakıyoruz. Son derece hikmetli bir kudretin tasarrufları, her şeye tesir eden bir iradenin tasvirleri ve düzenlemeleri görünüyor. Yani bir kuvvet ve kudret onu var ediyor, bir emir ve irade ona suret giydiriyor.
İşte böyle bütün varlıkların başlangıcına dikkat ettikçe bir ilmin tarifenamesini.. sonuna dikkat ettikçe bir Sâni’in planını ve beyannamesini.. dış yüzüne baktıkça her şeyi iradesiyle, dilediği gibi yapan bir Zât’ın eseri olan gayet sanatlı ve uyumlu benzersiz bir elbiseyi.. ve iç yüzüne baktıkça, bir Kadir’in gayet muntazam bir makinesini görüyoruz.
Şu hal ve keyfiyet, zorunlu olarak ve açıkça ilan eder ki: Hiçbir şey, hiçbir zaman, hiçbir mekân bir tek Sâni-i Zülcelâl’in tasarrufunun dışında olamaz. Her bir şey, bütün eşya, bütün halleri ve işleriyle, dilediğini iradesiyle yapan bir Kadir’in sahipliğinde idare ediliyor, bir Rahman-ı Rahîm’in düzene koymasıyla ve lütfuyla güzelleştiriliyor, Hannân ve Mennân bir Zât’ın ziynetlendirmesiyle süsleniyor.
Evet, şu kâinattaki ve varlıklardaki intizam, ölçü, belli bir düzene ve dengeye koyma fiili; bir tek, benzersiz, Vahid, Ehad, Kadir, Mürîd (iradesiyle dilediğini yapan), Alîm, Hakîm Zât’ı, başında şuur ve yüzünde göz bulunana vahdaniyet mertebesinde gösterir. Evet, her şeyde birlik var. Birlik ise Bir’i gösterir. Mesela dünyanın lambası olan güneş birdir; öyleyse dünyanın sahibi de birdir. Mesela yeryüzündeki canlıların hizmetçisi olan hava, ateş, su birdir; öyleyse onları istihdam eden ve bizim emrimize veren de birdir.
Üçüncü Kelime
لَا شَرِيكَ لَهُ Otuz İkinci Söz’ün Birinci Mevkıf’ı şu kelimeyi gayet kuvvetli ve parlak bir şekilde ispatladığından, ona havale ediyoruz. Onun ötesinde beyan olamaz ve ondan daha ileri söz söylemeye lüzum yok, bu mesele daha güzel izah edilemez.
Dipnotlar
- Allah’ın bir ve tek oluşu.
- “Ortağı yoktur.”
- Mevkıf: Durak