İkinci Hüccet-i İmaniye / Otuz İkinci Söz’ün Birinci Mevkıfı
İkinci Hüccet-i İmaniye
Otuz İkinci Söz’ün Birinci Mevkifi
فِيهِمٓا اٰلِهَةٌ إِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَا
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْي۪ وَيُمِي تُ
وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Bir ramazan gecesinde tevhidi, Allah’ın birliğini ifade eden şu beyanın on bir cümlesinin her birinde bir tevhid mertebesi ve müjde bulunduğunu ve o mertebelerden yalnız لَا شَرِيكَ لَهُ sözündeki mânâyı herkesin anlayacağı basit bir temsille, hayalî bir münazara tarzında, eşyanın hal diliyle söylediğini kelimelere dökmek suretiyle söylemiştim. Bana hizmet eden kıymetli kardeşlerimin ve mescit arkadaşlarımın arzu ve istekleri üzerine o hayalî konuşmayı yazıyorum. Şöyle ki:
Her şeyi tabiata ve sebeplere verenlerin, Allah’a ortak koşan her çeşit kâfirin ve dalâlet ehlinin varsaydıkları, O’na şirk koştukları her
Dipnotlar
- Mevkıf: Durak.
- “Eğer gökte ve yerde, Allah’tan başka ilahlar bulunsaydı oraların nizamı bozulurdu.” (Enbiya sûresi, 21/22)
- “Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir. Ortağı yoktur. Mülk tamamen O’nundur. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet O’na mahsustur ve O’na lâyıktır. Hayatı veren de, alan da O’dur. O, ezelî ve ebedî hayat sahibidir. Bütün iyilikler O’na aittir; O, yapılan her hayrı kaydeder ve karşılığını verir. O’nun her şeye gücü yeter ve hiçbir şey O’na ağır gelmez. Dönüş yalnız O’nadır.” (Bkz. Tirmizî, deavât 36; Nesâî, menâsik 163; İbni Mâce, ticârât 40, menâsik 84).
- Ortağı yoktur.