İçeriğe geç
4. Bölüm

İkinci Hüccet-i İmaniye / Otuz İkinci Söz’ün Birinci Mevkıfı

İkinci Hüccet-i İmaniye

Otuz İkinci Söz’ün Birinci Mevkifi

فِيهِمٓا اٰلِهَةٌ إِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَا

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْي۪ وَيُمِي تُ

وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ

Bir ramazan gecesinde tevhidi, Allah’ın birliğini ifade eden şu beyanın on bir cümlesinin her birinde bir tevhid mertebesi ve müjde bulunduğunu ve o mertebelerden yalnız لَا شَرِيكَ لَهُ sözündeki mânâyı herkesin anlayacağı basit bir temsille, hayalî bir münazara tarzında, eşyanın hal diliyle söylediğini kelimelere dökmek suretiyle söylemiştim. Bana hizmet eden kıymetli kardeşlerimin ve mescit arkadaşlarımın arzu ve istekleri üzerine o hayalî konuşmayı yazıyorum. Şöyle ki:

Her şeyi tabiata ve sebeplere verenlerin, Allah’a ortak koşan her çeşit kâfirin ve dalâlet ehlinin varsaydıkları, O’na şirk koştukları her

163