İçeriğe geç
8. Bölüm

Altıncı Hüccet-i İmaniye / Onuncu Söz’ün Dokuzuncu Hakikati

Altıncı Hüccet-i İmaniye

Onuncu Söz’ün Dokuzuncu Hakikati

Hayat verme ve öldürme kapısıdır.

Hayy-ı Kayyûm, Muhyî ve Mümit isimlerinin cilvesidir.

Hiç mümkün müdür ki; ölmüş, kurumuş koca yeryüzüne hayat veren ve o diriltme içinde her birinin haşri insanın haşri gibi hayret verici olan üç yüz binden fazla canlı türünü haşr ü neşredip kudretini gösteren.. o son derece karışık haşr ü neşr sırasında her şeyi birbirinden ayırt ederek ilminin enginliğini bildiren.. bütün semavî fermanlarıyla insanın da öldükten sonra diriltileceğini vaat edip kullarının bakışını ebedî saadete çeviren.. bütün varlıkları baş başa, omuz omuza, el ele verdirip emir ve iradesi dairesinde döndüren.. onları birbirine yardımcı ve itaatkâr kılmakla rubûbiyetinin büyüklüğünü gösteren ve insanı kâinat ağacının en kapsamlı, en nazik, en nazenin, en nazlı, niyaz eden meyvesi suretinde yaratıp kendine muhatap kabul ederek her şeyi ona boyun eğdirmekle insana ne kadar kıymet verdiğini gösteren bir Kadîr-i Rahîm, bir Alîm-i Hakîm, kıyameti yaratmasın! Ölüleri diriltmesin veya diriltemesin! İnsana yeniden hayat vermesin veya veremesin! Büyük bir mahkeme kuramasın, cennet ve cehennemi yaratamasın! Hâşâ ve kellâ!..

Evet, şu âlemi idaresi altında tutan yüce Zât her asırda, her sene, her gün bu dar, geçici yeryüzünde, o büyük haşrin ve kıyamet meydanının pek çok benzerini, örneğini, işaretlerini yaratıyor.

Mesela: Bahardaki yeniden dirilişte, beş-altı gün içinde küçük ve

215