Hâsılı, kendilerini, dünyevî hayatın ve cismaniyetin rahat ve rehavetine salanlar, hiç farkına varmadan o rahat ve rehavetin gadrine uğramış, onların kurbanı olup gitmişlerdir.
104 Tirmizî, menâkıb 54; Ebû Ya’lâ, el-Müsned 7/66; el-Hâkim, el-Müstedrek 3/331.
105 Mâide sûresi, 5/54.
106 Bediüzzaman, Şuâlar s.424 (On Dördüncü Şuâ).
107 Bediüzzaman, Sözler s.228 (On Yedinci Söz, İkinci Makam).
108 Bkz.: Buhârî, tefsîru sûre (11) 5; Müslim, birr 61.
109 Bkz.: el-Münâvî, Feyzu’l-kadîr 2/107.
110 Âl-i İmrân sûresi, 3/140.
111 İsrâ sûresi, 17/79.
112 Zâriyât sûresi, 51/17-18.
113 Bkz.: Bakara sûresi, 2/25, 82, 277; Âl-i İmrân sûresi, 3/57; Nisâ sûresi, 4/57, 122, 173…
165